15 Temmuz 2009 Çarşamba

SON BİR AYIN ÇALIŞMALARI

son bir ayın değerlendirmesini yapalım.

benim bulunduğum köy yalovanın merkeze bağlı köylerinden biri KURTKÖY .köyümüz yerli halkının geçim kaynaklarından biride orman ürünleri dir.bunların başında odunculuk en ön plandadır.Köyümüz coğrafi yapısı itibarı ile dört yanı ormanlarla çevrilidir bu ormanların büyük bir bölümünü kestane ağaçlarından oluşan ormanlar oluşturur.Bu kadar çok kestane ağacı olmasından dolayı ve son bir kaç yıldır basın yayın yoluyla bayağı bir populerlik kazanan YALOVA KESTANE BALINA ilgi artmaktadır.Ve bunu takiben kestane balı üretmek için yöre illerden bir çok arıcı köyümüze akın etmeye başladılar.köyümüz yüzölçümü çok küçük ve bayır olduğundan arı koyulacak yer çok azdır.gelen arıcılar yerin coğrafi özelliğini bilmediklerinden ve köyün içerisinde yerli arıcılar yani bizlerden haberi olmadıklarından arılarını getirip bizim arıların 300/500 metre yakınına indirmişler.biz yerli arıcıların hoşgörüsüne sığınarak bu hataları yapmışlar bizler durumu kibarca izah edip bir sonraki yıllarda böyle saçmalığa izin vermeyeceğimizi söyleyerek yaptıklarının yanlış olduğunu anlattık.özet olarak bu yıl köyümüze onlarca arıcı ve beraberlerinde 17 bin üzerinde arı kolonisi taşıdılar.Asıl sorun bu 17 bin arı köyün yakınlarına yani 10 dönümlük bir alan içerisinde olması.her yüz metreye 200 arı düştü ve sonuç tabiki boşa geçen bir sezon.Ne onlar istediklerini aldılar nede biz yerli arıcılar

gezginci arıcıları hem ziyaret hemde köy yönetiminde bulunduğumuz için konaklama ücreti tahsilatı için dolaşmaya başladık

bu ilk arılık istanbul çatalcadan gelen bir arıcı 400 üzeri kolonisi varmış içlerinden kuvvetli olan 150 adet kadarını kestane balına getirmiş

kovan kilitleme sistemi çok sağlam ve pratik ama bana göre fazla abartılı ve masraflı


kovan öntarafına sabitlenen vidaya zincir halkası sabitlenmiş

arka tarafından klips kilit ile gerdirilerek sabitleniyor



bizzat deneyerek uyguladım açılması baya bir zor iyi kilitleniyor


ama dediğim gibi masraflı bir kovan için maliyet 14 tl falan


bu arılıkta bir kaçak arıcıya ait 250 den fazla arı üstteki arıcının 50 metre arkasına arıları indirip gitmiş ne zaman gitsek orda yok arılarını komşusu arıcılara bekletiyor yoksa orada ayı kaynıyor komşu arıcının köpekleri olmazsa orda arı kalmaz
bir kovanın üzerine not yazıp bıraktık bir dahaki seneye buralara arı koymaya değil gezmeye bile gelme diye dinlemeyip tersini yaparsa bizlerde gereken tersliği yapacağız
(bu yayını okur inşallah :)))

bu arılıkta 250 metre yukarda bir başka kişiye ait sanırım bursadan gelmiş arıcılık mazisi çok eskiye dayandığı halde gezginci arıcılığın şartlarını öğrenememiş

arılığında ki bekçi


bir başka arılık son baktığımız arılıktan 200 metre daha yukarda bunlarda bursadan gelmişler orman müdürlüğünden izin aldıklarını beyan ettiler ellerindeki kağıtta orman müdürlüğü bölme numarası vererek varsayım 80 nolu bölmeye koy demiş adam sormuş yoldan geçen birine 80 nolu bölme neresi oduncu demiş aha buraları gösterdiği yer tamamen ormanlık yani arı koymaya yer kesinlikle yok arıcı gelmiş 80 nolu bölmenin dibinde köy halkından birinin tapulu arazisine arsını indirmiş sorduk nedir bu yaptığın pişkin pişkin iznim var diyor dedik al arılarını o bölmenin olduğu yere getir madem burası benim tapulu arazim deyince başladı alttan almaya bilmiyoduk falan filan
neyse dedik çıktık 50 metre öteye


50 metre sonrası gene bir arılık konu aynı bursa dan gelen biri daha gitmiş orman müdürlüğünden izinle gelmiş
orman müdürlüğüde yolunu bulmuş her arıcıdan arı başı 1 tl para almış ver parayı git nereye koyarsan koy oh ne güzel
bu seferlik arı ve arıcıya olan sevgimizden dolayı kimseye ses çıkarmadık
olaki bir dahaki seneye bizim bölgeye izinsiz başıboş arıcı gelirse gereken neyse o yapılacak başta tarım il müdürlüğü olmak üzere orman işletme müdürlüğüne bilgiler verilecek.
gezginci arıcılık kanunundaki bölgedeki yerli arıcıya 3 km yakına arı konmayacak maddesini gözlerine soka soka göstereceğiz ve bu 300 metreye arı koydurmanın bedelini onlara ödettireceğiz


al sana bir başka arılık son arılığın 300 metre ilersinde
!!!!!!!!

bir ikide bal üretiminden olsun






buda ıhlamur toplanmış halde.köy halkı ıhlamur çiçekleri açtığında seferber olurlar sabah ezanı ile beraber yola çıkarlar akşam ezanı ile dönerler o saatler arasında harıl harıl ıhlamur çiçeği toplarlar tabi olan biz arıcılara olur bizim arıların ve bizim beklediği nektar akımını kesip kesip toplarlar yapacak bişey yok tabi herkes ekmek davasında

hava sıcak içerinin soğuması lazım birazda bal gelmiş sanki suyun uçması gerek vızzzzzz

arılığımdan foto

bu 10 kovan arı yeni bölündü zamanın modası ve gündemdeki arı ırkı olan KARNİYOL ırkına dönüş başlangıç kovanları.Zamanın iddialı ana arı üreticisinden gebzesporun teknik direktörü ve aynı zamanda arı bakanı sayın ALİ TÜRK ten imzalı karniyol analar alınarak bu kovanlara verildi.ana arı veriş yöntemi üreticinin sayfasındaki yönteme uyularak yapıldı ilk kontrollerde verildikten 5 gün sonra 10 arıdan 9 u yumurtlamaya başladı biri beğenmemiş alman kızını öldürmüş
aradan geçen bir 10 gün sonraki kontrollerde 2 adet daha öldürüldüğünü gördüm
tekrar bir hafta sonraki kontrol 2 ölü daha :((( ne oluyor bir anlasak çaresine bakacaz ne güzel yumurtasını atmış yavrular pupa dönemine geçmiş çıkmak üzere bakıyorsun 15 tane ana memesi ve moral çöküntüsü:((( sonuç 10 arı 5 ölü gerisininde duracakları meçhul

arılar güneş altında olduklarından bu büyük şemsiye çok işe yarıyor.Bakım esnasında hangi kovanda isem o kovanın dibine getiriyorum güneşe maruz kalmadan bakım işi bitiyor
(ülker golf dondurma reklamı değil bu )
sıra sağımda ama sağılan pek fazla bal olmadığından bu seneki sağımı geçiyorum


kestane bitti ne yapacaz trakyaya gitsek arıların durumu kötü bal toplayacak arı çok az daha yakın bir yere koymak gerekli diye düşünüyoruz.
gene bir gün bu konu üzerinde düşünürken köye samancı geldi bursa yenişehirden saman getirmiş satmaya oturup muhabbet ediyoruz konu konuyu açtı geldi ayçiçeğine samancı dedi bizim orda küllüm aydın var bea.
aydın dediği ayçiçeği kimine göre gündoğdu dedik çiçek varda bal yaparmı sorduk soruşturduk sizin oralarda arıcılık yapan varmı bir araştıralım dedik çıktık yola doğru yenişehire araştırdık arazileri gezdik ayçiçek ekimi baya bir fazla zaten civarda hiç arı yok bizim arılara yeterde artar
lakin bir sorun var ayçiçekten başka bir çok sebze ekiliyor başta biber sonra domates fasulye soğan vs. ve bunların çiçeklenme döneminde ilaçlama yapılıyormuş.ama ilaçlama usulü açıktan çiçeğe değil suya katılarak toprak altı ilaçlama acaba dedik zarar edermi??
ya nasip dedik apar topar arıları yükledik doğru yenişehire
ve yenişehirdeyiz:))
yenişehir maceramızın kahramanı CEMALETTİN ABİ VE OĞLU ŞÜKRÜ(şükrümüydü yanlış hatırlamıyorsam sonra düzeltirim :))
arıları indirdik araziye arazi meyilli gözüken arılardan bir okadarıdaha gözükmüyor




ufak bir sorunumuz var!!
arıların yakınında su yok
varda biraz uzakta ve hergün arıların olduğu civarda sulama yapılıyor arı istese bulurda biz dedik yazık uğraşmasınlar diplerine kadar su getirdik

su doldurmak için bir depo tayin ettik.cemalettin abi boruları dizdi getirdi deponun yanına
e dedik suyu kim açacak nerden gelecek çıkardı telefonunu aradı çeşme başını:)))
çeşme başında kimse yok sadece telefona şifre yazdı gürül gürül su gelmeye başladı :))
insanoğlunun yapamayacağı şey yok yahu
suyumuzu doldurduk ön tarafına naylon derdik üzerlerine mıcır serdik depo ağzını çok az akacak şekilde açtık tahmini 5 gün de anca biter bittikçe cemalettin abi dolduracak

millet gitti mersine biz gittik tersine
bakalım sonuç ne olacak belkide trakyaya gitmeye gerek yok burnumuzun dibi 70 km uzağımızda mis gibi bal yatağı ilk biz kobay olalım :))
hakkımızda hayırlı olmasını diliyorum



10 Haziran 2009 Çarşamba

ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Esselamu aleykum ve rahmetullah
bayağı bir süredir bloğuma zaman ayıramadım.bunun sebepleri bir çok meseleden dolayıdır ki en önemlisi arılarımın bu sene şimdiye kadar görmediğim derecede kötü olmaları.şu an itibarı ile tarih 10 haziran 2009 evvelki senelerde bu zamanda arıların nüfus ortalamaları en az 17 çerçeve olurdu ki bu sene en kuvvetli arılarım 14/15 arası.kestaneler açtı ıhlamurlar 3/5 güne açar ama ne varki bal toplayacak arım yok denecek gibi.Yaradan bu sene böyle uygun görmüş deyip bir dahaki seneye umutla bakacağız artık
.bu sebepten dolayı güncelleme yapılacak bir özel durum olmadığından bloğuma güncelleme yapmadım.
Tabi arılarımız kötü durumdalar diye bizde onlara ayak uydurmadık.Bende komşu arıcılarımızın çerçeve kovan vs. ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştım.
bir diğer güncelleme yapmayışımın sebebi de foto makinamın arızalanıp bir türlü tamirinin gerçekleştirilmemesi.sadece flaş arızası olan makinem fabrikasında 2 ay bekledi.sürekli arayıp ne oldu benim makine diye sıkıştırıp durdum.en son konuşmamda biraz sert ve tehditkar konuşunca 3 gün içinde foto makinemden daha kaliteli bir üst modelini sıfır olarak gönderdiler.eski makinem 8.1 mp çekim yapıyordu bu yenisi 10.2 mp çekim yapıyor:)gelince hemen netten araştırdım eskisi ile yenisinin fiyatına bakınca yenisi eski makinamın yüzde 50 daha pahalı olduğunu öğrendim.eh buda bizim şansımız dedik her zaman kazıklanacak değiliz arada bizede talih gülecekmiş demek.
durumu özetledikten sonra geçelim çalışmalarımızdan derlenmiş yayınımıza
ilk resimimiz bir fotoshop çalışması resimleri bir araya topladımçerçevelerimizn yan kısmını oluşturacak ayak bazılarının eşek kimilerininde yanak dediği parçalarımız

bunlarda üst kısmını oluşturacak parçalar

alt kısmı zaten pek önemi yok ufacık çıta işte:))
çerçevelerimiz 20 li bağ olarak paketleniyor.
mayıs ayı boyunca 10 bine yakın çerçeve yapıp ihtiyacı olan arıcı arkadaşlarımıza dağıttım.
STOKTA BİR KAÇ BİN ADET DAHA ÇERÇEVEM VARDIR LAZIM OLANA VEREBİLİRİM



GEÇİYORUZ KOVANLARIMIZA
Yalova arıcılar birliği kurucu başkanı olan MUSTAFA YILDIZ abimiz kovan ihtiyacı olduğunu söyleyince bende yaparım deyip işe koyuldum.
ilk etapta 50 adet sadece kuluçkalık yani katsız kovan yaptık
geçelim üretim görüntülerine
ana gövdemizi oluşturduk


kovanlar polen tuzaklı olacak
polen tuzağını metal olandan kullandım.metali 0.50 mm kalınlığında saç tabakasından yapılıyor.plastik olanlara göre daha uzun ömürlü olduğundan tercih ediliyor.
polen tuzağının tabakaya çakılma aşaması
tuzağın tabana çakıldıktan sonra gövdeye çakılma kısmı

kovanın alt kısmının görüntüsü.alt kısmınada aliminyum tel çakıyorum
tuzağın çakılıp ilk görüntüsü bu şekilde

kovan uçma tahtasınıda monte edilmiş görüntüsü
giriş bölümünde menteşe kullandım kullanım kolaylığı ve maliyeti düşük bir yöntem
menteşenin altını kapatıp üstünü açınca kovan polenlikli olmaktan devre dışı kalıyor yani bu durumda polen alınamaz

menteşeyi ters çevirince üstünü kapatıp alt kısmını açınca polen toplamaya hazır hale geliyor durum bu kadar basit.

menteşede dilediğimiz kadar bölüm açma şansına sahibiz. bu durum kış modu için ideal bir yöntem.daraltıp yağmaya engel zararlı böceklerin girmesine engel aynı zamanda havalandırması da etkin durumda.
kapak etrafına 0.65 mm kalınlığında saç tan yapılan kuşaklarımızı çakıyoruz
kuşağın üst kısmını 45 derece eğimli yapıp kapak tahtasınada aynı şekilde kanal açıp içine geçmesini sağlıyorum.bu durumda yağmur suyunun içeri sızmasını engelledik.
bazıları (o kendini bilir)yeni kapak yaptırdı ama yan saç kuşağı dümdüz kestirip çakmış ne eğim var ne eli kesmesin diye alt kısmınıda kıvırma:))suda giriyodur elide kesiyodur :))

kuluçkalığımız hazır
ballık kısmınada kapakta kullandığım gibi aynı saç kuşaktan çakıyorum.
bu sistem gezginci arıcılık için çok kullanışlı.arı kaçması mümkün değil aynı zamanda saç kuşak kapaklı olunca eni taşma kapaklara göre daha az olacağından hacmi daha az oluyor.taşımacılıkta bir avantaj kazandırıyor.

buda profilden poz vermiş:))

ve el emeğimin ortaya çıkardığı muhteşem görüntü.

arıcı olmayan için bunlar sadece tahta parçası fakat bizler için çok değerli bir kutu :)

tabiki altının değerini sarraf bilir sözü boşa söylenmemiş.


birazda doğaya açılalım
ve kestane açmış :)
açmış ama benim sevincim bu sene fazla olmadı
nasip diyerek bir dahaki sezona bomba gibi hazırlanmaya gayret edeceğim


kestane püskülünden rızıklanan arılarımdan biri


karaçalı dediğimiz diken çiçeği geçmiş yıllarda kestaneden 20 gün önce çiçeklenirdi bu sene aynı zamanda açmış

şimdilik bu kadar bir sonraki yayınımda görüşmek dileği ile hoşçakalın.
ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN






















25 Nisan 2009 Cumartesi

PETEĞİ ÇERÇEVEYE TAKMA ÇALIŞMASI




ilk önce çerçeveye delik deliyoruz bu iş için özel olarak imal edilen üçlü delik açan matkabımızı kullanıyoruz

gerçi bu sıralarda paralel değilde dikey olarak tel takma çalışmaları olsada bu sistem hala bir çok kişi tarafından kullanılmaya devam ediliyor.

delme işi bittikten sonra telleri çerçeveye bağlama işlemine geçiyoruz

telin bir ucunu zımba ile çerçeveye sabitleyip kopmayacak kadar gerildikten sonra diğer ucunuda zımbalayarak teli çerçeveye bağlama işimiz bitiyor geçiyoruz teli gerdirme işlemine



bu pense ile çerçevelerdeki teli zik zak verme yöntemi ile gerdiriyoruz.bu sayede teller zik zaklanarak hem gerginleşiyor hemde peteğin içine gömülünce petekten ayrılması imkansız hale geliyor


tellerin gerilme devresi





Telleri gerilmiş çerçevelerin görünümü




geçiyoruz ham peteği çerçeveye yapıştırmaya


peteğimizi çerçevenin iç ölçülerinden birer santim küçük olan çerçeveyi içine alabilecek ölçülerdeki tahta kalıbının üzerine koyuyoruz





telleri gerilmiş çerçeveyi peteğin üzerine getirip hizası ayarlanıyor


çerçeveyi petek üzerine güzelce hizaladıktan sonra çerçeve üst çıtası ile peteğin birleştiği yere erimiş mum dökerek peteğin çerçeveye yapışmasını sağlıyoruz

mumu eritmek için burda kullandığımız özel ibrik ibriğin içi iki bölmeli alt kısmında bir miktar su kaynar vaziyette oluyor üst kısmındada normal mum oluyor








peteği çerçeveye tek tafından yapıştırdıktan sonra sıra geldi peteğimizi tellere yapıştırmaya.bu iş için düşük voltajlı 12 volt elektirik üreten bir makinaya ihtiyacımız var.elektirik üreten makinadan çıkış verilen kabloların bir ucunu telin bir ucuna diğer ucunuda telin diğer ucuna tutarak tellerin ısınması sağlanıyor ısınan tel mumun içine gömülüyor


bu alete sahip olmak isteyen varsa arayıpta bulamadıysanız temin edebiliriz


son olarak peteğin öbür tarafına da erimiş mumunu döküyoruz ve petek takma işlemimiz bitiyor

işlem tamam sıra geldi petekleri kovanlara dağıtmaya

kovana koymayıda göstermeye gerek yok sanırım :))

petek takma çalışmasının videosunu aşağıdaki linki tıklayarak izleyebilirsiniz


11 Nisan 2009 Cumartesi

KOVANLAR SAHİBİNE TESLİM EDİLDİ

Kovan imalatımız sonuçlandıktan sonra kovanlarını almaya gelen YUSUF ŞİMŞAK beraberinde dayı oğlu adaşı yusuf ve ismini unuttuğum bir arkadaş, arı bakanı ALİ TÜRK ve yardımcısı hacı amca,istanbul arıcılarından ASIM KADIOĞLU,Rize arıcılarından SALİH ARICI arkadaşlarıda getirmiş.
habere başlamadan önce bizi mahcup eden erzincanlı arıcı dostlarından sayın VECDİ ABİ Ali türk ile bana bir paket yollamış.vecdi abimizin bloğunda ufacık bir ayar çekmenin karşılığı bu paket olmasından dolayı mahcup duruma düştük.paketi tören eşliğinde arı bakanımızdan teslim aldım sayın VECDİ KÜÇÜKYILMAZ abiye teşekkür ederim
paketten çıkan erzincanın meşhur yiyecekleri

gelelim konumuza
kovanların kalite kontrolunu Ali Türk ve Asım Kadıoğluna yaptıran Yusuf Şimşak kovanlardan geçerli not aldı

kovanları el birliğiyle arabaya yükledik



Ali Türk güya kovanları sıkıştırmak maksadı ile arkasında bulunan tahtalardan arabaya atıyor:))
(yok yok ben zorla verdim )


arada resim çekilmeyide ihmal etmiyoruz


magazinci olmak zor işmiş



çekiyor ve kontrolunu yapıyor




köyümüzde aile restaurantı olarak hizmet veren HASAN KUTLUAY işletmesi olan KUTLUAY RESTAURANT ta bizim için ayrılan kafeteryamız


yiyeceklerin siparişi verildikten sonra pişme aşamasında beklememek için az ilerdeki alabalık tesislerinin su kaynağına gittik



kaynak yeri gezildikten sonra döndük yiyecek depolamaya


Ali Türk yiyeceği gıdayı önce resimliyor sonra yemeye başlıyor



resmi önceden çeken Ali türk hariç tüm blokçular makinelere saldırıp bir poz alma telaşında:))




arada garsonada resim çektirdik pek becerememiş ama olsun hiç yoktan iyidir




kimimiz kiremitte alabalık kimimiz köfte ile rızıklandık
kiremitte alabalığın görüntüsü



çay faslına geçildi



herkes masadan kalktı o hala yiyor :))
nasıl olsa doktor yanında yokmuş rahatmış



resimler karmakarışık oldu bu seferlik böyle.
nasıl olsa diğer magazincilerden çalacağımız resimlerle takviye yapacağımızdan fazla önemsemedim





ve günü böyle noktaladık
ziyaretimize gelen
YUSUF ŞİMŞAK a
ALİ TÜRK e
ASIM KADIOĞLU na
SALİH ARICI ya
kamyonet sürücülerine
ayrı ayrı teşekkür eder bu ziyaretin tekrar gerçekleşmesini dilerim














10 Nisan 2009 Cuma

6 LI ÇERÇEVE DELEN MAKİNE

Arıcılıkta gün geçmiyorki arıcıların işlerini kolaylaştıracak bir alet üretilmesin.bu makinenin üçlü deleni yapılmıştı buda 6 delik birden deliyor.
bazı arıcılar yeni bir tel germe şekli deneyecekler.çerçeveye telleri paralel değilde dikey olarak takmayı düşündüklerinden bu makine üretildi.teller dikey olunca bal sağım işleminde peteklerin kırılma oranında büyük bir azalma görüleceği umuluyor. makine istenirse paralel delmek içinde kullanılabilir sağdaki üç matkap ucu araları soldaki üç taneden biraz açık dolayısı ile paralel delip üç delik açmak isteyenler sadece sağdaki üç taneyi kullanabilir.
6 delik bence çok.Eşit paylarda 4 delik açılması yeterli olabilir. dikey olarak üç delik aynı zamanda paralel olarak üç delik açacak şekilde matkap uclarını yerleştirilse daha makbul olacaktır.üçlü delen makineyi yapmayı başaran arıcı dostlarımızdan KENAN GİŞAN
arkadaşımızdan bu makine üzerinde çalışmasını isteyebiliriz.

bu makine yalova kovan çiftliği dükkanında bulunmaktadır



09 Nisan 2009 Perşembe

KOVAN İMALATIMIZ BİTTİ

YUSUF ŞİMŞAK arkadaşımızın yaptırmış olduğu kovanların sonuna geldik.kovanlarımız göknar cinsi çam ağacından tek tahta olarak eksiz olarak yapılmıştır kovan yapımında kovan iç dış ölçüleri standart olup diğer bazı yerlerdeki ölçüler kişisel istek üzerine yapıldı
kovanlarımızda özel kilit sistemi kullandık.kuluçkalık ile ballığı ballık ile üst kapağı birbirine bağladık.bu şekilde kovan tek parça gibi birbirine sabitleniyor.özellikle kışın aşırı lodoslarda başa gelen üst kapak uçmaları bu şekilde engellendi.ayrıca gezginci arıcılık için birebir bir sistem kovanı gezginciliğe hazırlamak artık çok basit.

kovan musluğunda saç levhadan yapılan dilediğimizde tamamen açılan kışın daraltılabilen fare girmesini önleyecek şekilde tasarlanmış aparat kullanılmıştır



kovanlarımızın çerçeve ölçüleri 47.5 x 25 olarak yapılmıştır



kuluçkalığın iç kısmının tabanının büyük bir bölümü yazın kovan altından açılır kapanır şekilde olacak şekilde havalandırmalı yapılmıştır




havalandırma tahtası kışın tamamen kapatılıp yazın zamana göre istediğimiz kadar açılacak şekilde tasarlanmıştır








kovan dışına su bazlı silikonlu dış cephe boyası sürülmüştür.marka olarak filli boya tercih edilmiştir.kovan rengi konusunda bir görüş belirtmeyen YUSUF ŞİMŞAK umarım rengi beğenir:)ben kendi zevkime göre seçtim













kovanlarımızın yapım aşamalarını görmek isterseniz önceki kayıtlara bakabilirsiniz.












bunlarda ASIM KADIOĞLU na ait kovanlar.polen tuzaklı olarak imal edildi



kovan tabanında 12 mm kalınlığında su kontraplağı kullanıldı
klasik polen tuzaklı bir kovan şekli

asım abi kendisi boyacıya benim boyamamı beğenmeyip kendisi boyayacakmış bende boyamadım çokta meraklıydım sanki boyamaya:))
çerçevelerin bir kısmı ASIM KADIOĞLU na bir kısmıda ZAFER ANLAYIŞLI ya ait.ZAFER ANLAYIŞLI abimiz çakılmasın demişti ama çıta çakarken hızıma bende yetişememişim onlarıda çakmışım artık bi sorun çıkmaz heralde:))

bu yanaklarda arı bakanımız ALİ TÜRK e ait.2000 adet demişti 3050 kadar oldu artık fazlasını ister satsın ister yaksın banane.nasıl olsa 30 tane korniyol ana arı alacaz:)))



yapımda ve yayında emeği geçen kimse yok sadece benim ve kendime teşekkür ediyorum:))
kovan sahipleri kovanlarını hayırlı günlerde kullanıp bol ballı sezonlar geçirmelerini diliyorum.
not:kovan siparişi vermeyi düşünenler 3 ay evvelinden haber vermeleri gerekiyor.kovan fiyatları sabit olmayıp kullanılan malzemelere istenilen şekillere göre değişir.












26 Mart 2009 Perşembe

KOVAN KAPAKLARIMIZ İMALAT AŞAMASINDA

kovanların yapımında sıra kapaklara geldi.kapağın gövde tahtalarını montajladıktan sonra üzerini ziftli kağıt ile kaplıyorum.ziftli kağıdın üzerini 0.35 mm kalınlığında galvanizli saç levha ile kaplıyorum
kapağın saç ile kaplanmış hali


kapağın iç kısmına ısı yalıtımında kullanılan strafor tabakalardan koyuyorum




straforun kapak altına konmuş hali
kapaklarımızdan görüntü





kapağımızın kovan üzerinde duruşu.
kovan girişini bu şekilde yaptım uçma tahtası sabit.normalde uçma tahtasını açılır kapanır yaparım fakat YUSUF kardeşimiz gerek görmediği için böyle yaptım giriş kısmına gerektiğinde daraltılıp genişletmeyi kolaylaştıracak bir saç levha takıldı.









gelelim kovan boyasına.kovanlarımızın dışına ne süreceğimize hala karar veremedik.bazı üstadlarımızdan fikirler aldık onların tecrübelerine dayanarak en uygun olan boyama türünü seçmeye çalışacağız.
eğer bu konuda tavsiyede bulunacak dostlarımız varsa yorumlarını bekliyoruz
SİZ OLSAYDINIZ KOVAN DIŞINA NE SÜRERDİNİZ ???





18 Mart 2009 Çarşamba

KOVAN İMALATINA DEVAM

Havalar hala ısınmadı artık moralimiz bozulmaya başladı erik ağaçları artık yavaş yavaş çiçeklerini dökmeye bile başladılar bizim arılar hala kovandan dışarı çıkacak kadar bir sıcaklık göremediler arada sırada güneş parlayınca uçuyorlar bakalım bu durum iyimi olacak kötümü
kovan yapımına kaldığımız yerden devam ediyoruz.
kovan tabanına monte edilen kontraplakın orta yerinden kafamıza göre bir ölçü ile kesilen parçanın yerine havalandırmayı sağlayacak aliminyumdan yapılan ızgara kafes telini zımbalıyoruztabana monte edilen kafes telin kovan içinden görünümü

ayaklarıda çakılan kovan dibinin alttan açılıp kapanacak şekilde yapılan görüntüsü


kapalı halde iken görünüşü


kovan tabanları bitti.hala kafamda tasarım yaptığım musluk denilen uçma tahtasını yerleştirmeyi daha sonraya bıraktım.uçma tahtası sabit olacak açılıp kapanmayacak.
Kovan sahibi arkadaş gezgincilik yapmayacağını belittiği için sabit olacak giriş deliklerine saç levhadan yapılan açma daraltma aparatı takılacak










katlarında ilk montajları bitti.yanlarına kuşak dönülecek işlem tamam














ballığın kuluçkalık üzerinde deneme duruşu.
kuluçkalığın üst taraflarını biraz yontarak ballığın rahatça oturmasını sağlıyorum

kovanlara bir kaç gün ara veriyorum.Arı bakanımız ALİ TÜRK çerçeve yanağı istedi 2 gün sayın bakana çalışacağız.

12 Mart 2009 Perşembe

KOVAN İMALATINA BAŞLIYORUM

havaların ısınacağı yok bari kovan yapımına başlayalım dedim ve bismillah diyerek YUSUF ŞİMŞAK arkadaşımızın sipariş verdiği kovanların yapımına başladım. uzun tahtalar halinde olan keresteleri kaba olarak boyladım

pılanya ve kalınlıktan geçirdikten sonra normal boylarına getirildi


ön ve arka gövde olacak tahtaların kanalları açıldı





yan tarafa gelecek tahtalarda hazır





ön tahtanın kanalları açılmış hali






montaj işlemine geçiyoruz tahtaların birleşim yerlerine deniz tutkalı sürüyorum







mengene ile sıkıştırılarak gönyeside ayarlanarak 60/45 numaralı vida ile birbirine bağlıyorum







35 adet kuluçkalığın ilk montajları sonrası









tekrar elden geçirilen kuluçkalık kasalarının dış yüzeyleri zımpara makinesinle zımparalanarak yan taraflarından ek olarak destek çivileride vuruldu.Ana gövde hazır










sonrasında taban için gemi sektöründe kullanılan suya dayanıklı olduğu gözlemlenen 12 mm kalınlığında su kotrplak tabakalarını boyluyoruz












kovan tabanına göre ölçülerle kesilen kontraların ortasından havalandırma amacı ile parça alınıyor.
bu modelin bir standardı yok tamamen YUSUF ŞİMŞAK arkadaşımızın talebi doğrultusunda bu ölçüler kullanılıyor.










taban kontrasının gövdeye çakılmış hali












şimdilik bu kadar ilk iki gün çalışmalarını böyle özetledim.Daha sonraki aşamalarla birlikte olmak dileğiyle




08 Mart 2009 Pazar

BAHARIN GÜZELLİKLERİ

bazı yörelerde çoktan gelen bahar bizim buralara yeni yeni gelmeye başladı.Erik ağaçları yeni çiçeklendi arılarda kendi paylarına düşenleri almaya başladılar.

02 Mart 2009 Pazartesi

ÇERÇEVE İMALATI YAN ÇITALARIN YAPILIŞI

çerçeve imalatının ikinci bölümündeyiz.bugünde çerçevenin taşıyıcı kısmı olan yan çerçevelerin yapım aşamalarına geçiyoruz.

ilk resim çerçeve yapımında yapılan işlemlerin bir arada toplandığı bir çalışmailk olarak tomrukları 40 mm eninde hızarda biçiyoruz






daha sonra biçilen tahtaları bir yüzünü planyadan geçirdikten sonra kalınlık makinasında 36 mm olarak ayarlıyoruz


tahtalar 48 cm uzunlukta boylanarak uç taraflarından planya ile yontuyoruz





4 yerden yontulan tahtanın görünüşü



yontma işlemi bittikten sonra çerçeve ayakların boyları 23.8 cm olacak şekilde ortadan kesiyoruz



son olarakta çıtalar dilimlenerek çerçeve olmaya hazır hale geliyor




evet çerçevelerimizin taşıyıcı kısmı olacak olan yan kısımları çakılmayı bekliyorlar



sıkı bir çalışmanın sonucunda bugünde 2500 e yakın ayak yapılarak günü bitiriyoruz










27 Şubat 2009 Cuma

ÇERÇEVE İMALATI ÜST ÇITANIN YAPILIŞI

çerçeve imalatına bismillah diyerek başladık.ilk resim tüm aşamaların bir araya toplandığı resim birleştirme çalışması.biraz acemilik oldu resim boyutu fazla büyümüyor.bir sonraki çalışmada daha sağlıklı bir birleştirme çalışması olacak.
bu ilk resim çerçeve yapacağım kerestesi olacak olan ıhalamur ağacı tomrukları

tomrukları önce hızarda kaba olarak çerçevenin üst çıtasının genişliğine göre kesiyorum


hızardan sonra tahtaların bir yüzünü planya makinesine vuruyorum

planyada bir yüzü yüzülmüş tahtaları kalınlık makinesine getirip burada kalınlıklar aynı olsun diye makineden geçiriyorum


kalınlık makinesinden çıkan tahtaları boylarınıda kesip kenar oyuklarını açmak için kanal açma yeri olan daire testerenin olduğu bölüme geçiyoruz

kanal açma aşaması ilk bölüm
kanal açma aşaması ikinci bölüm

ve herşey bittikten sonra en kolay aşama kesmek. çıtaların enleri boyları kanalları açıldı sadece dilimleme işi kaldı bundan sonraki iş işin eğlenceli kısmı

ve çalışmanın ürünü olan çerçevelerin üst çıtası olacak parçalar bitti bin adetten fazla üst çıta zorlu bir çalışmanın sonunda hazır
bu videoda çıtaların en son aşamasındaki dilimleme videosu
not: blogerin dandik video yükleme sistemi gene iş başında 3 kez yüklendi demesine rağmen video bloğa geçmiyor.değişik seçenekler deniyorum olmazsa you tube üzerinden yükleyecem artık

25 Şubat 2009 Çarşamba

KOVANLIK KERESTELER HAZIR

Evet kovan yapmak için lazım olan kerestelerimiz hazır.Keresteciden özenle seçildi(öyle hurdacıdan alınmadı :-) )33x290 mm ölçülerinde sipariş üzerine biçildi. budak oranı 100/20 kuluçkalıklar için tamamen budaksızlar seçilecek malum en çok onlar dış etkenlere maruz kalıyor.azda olsa budak olanlar ise kat imalatında kullanılacak her ne kadar kuru olsada acelemiz yok iyice kurusunlar diye ızgara şeklinde bekliyorlar çok yakında bu keresteler kovan olacak.yapım aşamalarını hep beraber izleyeceğiz.















bunlarda kovan ayakları olacak. özellikle kestane ağacından yapılıyor.kestane ağacı ıhlamur çam gibi yumuşak ağaçlara göre çok daha uzun süre sağlamlığını koruduğu tecrübelerle kanıtlanmıştır.bu sebeple kovan ayaklarımız kestane ağacının kerestesinden yapılıyor.

26 Ocak 2009 Pazartesi

DÜNYA ARICILIĞINDAN BAZI VİDEOLAR

you tubede gezinirken kendime göre ilginç bulduğum bazı videoları bloğuma aktardım.belki izlemek isteyen dostlarımız olur.
(not:hala you tubeye giremiyorum diyenleriniz yoktur heralde)


bu ilk video dünyadan değil türkiyeden benim arıların geçen gün blogere yüklenmiş olduğum video yükleme sebebim yasaklı youtubeye video yüklemenin mümkün olduğunu göstermek içindi.gördüğüm kadarıyla youtube bilmeyen arkadaşlarımız için hala sorun teşkil ediyor
resimli anlatım ile you tubeye yasaksız olarak girmeyi anlatan bir haber yapmak lazım olduğunu düşünüyorum.videoların altında gerekli bilgiler mevcut






Bizler ikinci katı zar zor atarken avrupa arıcıları beşinci katları atmışlar





gerçi ne yaptıklarını anlamadım birinden alıp öbürüne aktarıyorlar.ama görünürde iki kat kuluçkalık için ayrılmış


bu yabancılarda çok tembel yahu arıcılığın zevkini bilmiyorlar bal sağımı zevktir bunlar herşeyi makinelere yaptırıyorlar.


buda bir başka tembel arıcılar


bunlarda amerikan arıcılar.biz 6 lımı 8 limi makine alalım diye düşünürken amerikanlar 100 peteği aynı anda süzen makine kullanıyorlar



YOU TUBEYE YASAKSIZ DİREK OLARAK GİRMEK İÇİN YAPMANIZ GEREKEN İŞLEMLERİ SIRASIYLA YAZIYORUM

bilgisayarınızın başlat çalıştır komutuna resimdeki gibi c:\WİNDOWS\system32\drivers\etc\hosts yazarak tamam diyoruz

tamam deyip çıkan kısımdaki pencereden not defterini seçiyoruz ve tamam diyoruz

açılan not defterinin içindeki yazıların en altına gelip bu komutu yapıştırıyoruz.

İŞTE KOMUT


208.117.236.70 youtube.com
208.117.236.70 www.youtube.com
74.125.65.118 img.youtube.com


NOT: HALA AÇILMADIYSA MSN ADRESİMİ EKLEYİN ORDAN KESİN ÇÖZÜME ULAŞIRIZ:)

24 Ocak 2009 Cumartesi

İSTANBULDAN GELEN MİSAFİRLERİM

bugün istanbul bölgesi arıcı dostlarımızdan Asım Kadıoğlu ile Yusuf Şimşak abilerim ziyaretimize geldiler.Arı ve arıcılık dünyası hakkında bir çok konu hakkında muhabbetler edildi.


Ortama köyümüzün diğer arıcılarından ilker ve sefer arkadaşlarımızda iştirak ettiler.



kızartmalarımız pişme aşamasında



masamız kuruldu Arı bakanı Ali türk aranıp yemek için izin alındıktan sonra
yemekler yendi.yemek esnasında hoş sohbetlerimize devam edildi.


yemeğimiz yendi tatlılarda yeniyor

yemek faslı bittikten sonra çay yudumlama sırasında süpriz bir olay gerçekleşti.köyümüzde görev yapan camii imamımız hüsamettin hoca ile Yusuf Şimşak istanbulda aynı okuldan mezun olmuşlar.İstanbuldada görüşmeleri devam ediyormuş.Yusufu orda gören hüsamettin hoca ile yusuf arasındaki şaşkınlık ifadeleri ilginç ve hoş gülüşmelere sahne oldu .resimde elinde çay olan köyümüzün imamı hüsamettin tanış.


Ziyaretlerinin asıl sebebi yusuf kardeşimizin kovan yaptırma isteğiydi.kovanlarda olmasını istediği bazı istekleri bana tarif etti.bir konuda bazı kafasında soru işareti kalınca o konuyu tekrar araştırıp kararını verecek .
Ziyaretime gelen Asım abi ve Yusuf Şimşak dostlarımıza teşekkür ederirim..

22 Ocak 2009 Perşembe

İLK TÜRK ARICI BLOĞU YAPAN KİM

Bugün hiç abartısız sabah 11 civarında bilgisayarın başına oturdum şu an yazı yazdığım zaman itibari ile saat 21:00 ihtiyaç molaları hariç bu saate kadar hiç kalkmadım.
Aradağım konu: Türkiyeden ilk arıcı bloğunu oluşturup diğer arıcılarımıza örnek teşkil edip onlarında blok kurmalarına önderlik eden ve çok büyük bir arıcılık bilgi portalı oluşmasına vesile olan kişiyi merak ettim.
Birçok bloğu gezdim ilk yapılan haber tarihlerinden bulurum düşüncesi ile aradım taradım ama bu böyle olmayacak kanısına varıp siz arıcı dostlarımıza sormaya karar verdim.
Belki önemsiz bir konu ama benim gibi merak eden kişilerin olduğunuda varsayarak merakımın cevabını bilen bilmesede tahmin edenleriniz varsa yorumlarınızla konuya açıklık getirmenizi istiyor tüm arıcı dostlarımıza teşekkür ediyorum.

21 Ocak 2009 Çarşamba

BLOGCU ARICI DOSTLARIMIZA ÖNERİ

Arıcı dostlarımıza bir önerim olacak.Malum hemen hemen her akşam bilgisayarı olan arıcılarımız arıcı bloklarına göz atıyordur.tabi bende bunların içindeyim .memleketimizin her yerinden hatta yurt dışından bir çok arıcı blokları mevcut.ne kadar sıklıkla takip etsekte tüm arıcı dostlarımızın hangi ilde yaşadığını daha doğrusu arılık sahibi arıcıların arılarının nerde olduğunu bilemiyoruz.Tabiki çok ünlüler dışında mesela arı bakanı Ali Türk ün gebzede olduğunu bilmeyen yoktur
Şöyle bir önerim olacak blok güncellemesi yapıyoruz bloğu güncelleyen kişinin bloğunda haber yayınlanınca haberin sonunda haberi yayınlayanın ismi

mesela örnek benim blokta ' gönderen yalovalı arıcı yusuf '

olarak yazıyor.anlatmak istediğim benim arılarım yalovada yalovalı olduğumu belirtiyorum merak edenler nereli olduğumu görüyorlar.yurdun çeşitli yerlerinde ikamet ettiğimiz için arılarımızın gelişme devreleri tabiki aynı zamanda olmuyor.Antalyada ki arı erzurumda olan arıdan daha önce uyanıyor.bunu belirtmek için ve arılarımızı değişik iklim şartlarında yaşayan diğer arılarla kıyaslamak için insan merak ediyor tabi özellikle ben çok merak ediyorum.

Güncellenen bir haber görünce acaba bu arılar nerede diye merak ediyor blok sahibinin profiline bakıyorum ama kimisi belirtmiş kimisi belirtmemiş merakım sadece merakta kalıyor.

arıcı dostlar benim görüşümde olanlarınız varsa bloğunuzda nereli olduğunuzu belirten küçük bir değişiklik yapmanızı istirham ediyorum.

değişikliği nasıl yapacağınızı düşünenleriniz varsa kolaylık olsun diye açıklamayıda kendimce uygun gördüm.

blok hesabınızın kumanda paneli yazan kısmından profil düzenle seçeneğini seçip açılan penceredeki

GÖRÜNEN AD:kısmındaki kutucuktan yapabilirsiniz.

bir resimlede konuyu bitirelim

20 Ocak 2009 Salı

OCAK AYINCA AÇAN ÇİÇEK

ocak ayındayız ama bu çiçek her sene kış günü açar.hem nektarı var hem poleni arılarımız için bu ağaçtan bir sürü ekmek gerekli.havalar biraz ısınınca binlerce arı bu çiçeğe koşuyorlar.çiçeğin ismi nedir bilmiyorum bilen varsa yazsın bu resimde arının ayağındaki beyaz renkli polen belirgin şekilde görülüyor.acaba yavru varmıki kovanlarda polen taşıyor bu arılar buda arıların 20 ocak 2009 saat 12.30 civarındaki ilk uçukları diyebiliriz
video

16 Ocak 2009 Cuma

KOVANLIK TAHTA BİÇİLMESİ

kovan tahtası biçtirirken çekilen video.video daha uzundu pc den tekrar kayıt yapıp kısalttığım için görüntü bozuk ve seslerde karışıklık var sessiz dinlemenizi tavsiye ederim :))
video

bloğa kaydedilecek videolar için kameranızın en küçük kayıt moduna ayarlayıp çekin zaten blog video boyutu küçük 320x240 boyutunda.eskiden kameradan en büyük modda çekim yapıyordum 1 dakikalık video 25 mb boyutunda oluyordu bu ayarda yani şu an izlenen video 4 dakikalık ama sadece 5 mb boyutunda yüklemesi 3 dakika sürdü.tabi sadece tavsiye...

08 Ekim 2008 Çarşamba

ARI KEKİ YAPIM İŞLEMİ VE ARILARA VERİLİŞİ

yoğun iş temposundan dolayı anca arılara kek yapma işine sıra geldi.aldık ballarımızı kek yaptırmak için Güngör korkut hocanın dükkanına getirdik başladık pudra şekeri ile balı karıştırmaya.




Güngör hoca o yaşına rağmen hala arıcılarımıza hizmet vermeye devam ediyor

nihayet işler bitti sefer arkadaşımla beraber 300 kiloya yakın kek yoğurduk poşetledik artık bi çayı hakettik :)

hazır satılan kek kilosu 5 ytlden satılıyor.kek ihtiyacı olan ve böyle kendisi yapacak zamanı olmayan arıcılarımız güngör hocanın kovan çiftliği isimli dükkanından keklerini temin edebilirler.
biz kendimiz yaptık ballar kendimizden olduğu için ben kendim 170 kilo keke 230 ytl ödeyip yırttım...


keklerimiz hazır arılara verilmeyi bekliyorlar

kekler ve arılarımın bir bölümü


arıların ortalama nüfusu 5 / 6 çerçeve civarında kış için yeterli bir sayı.


arıları sıkıştırmak için kontraplaktan yapılmış bölme tahtası kullanıyorum.kontranın ölçüleri kovan içten içi ölçüsünden 1 cm kısa kenarlarına halıfleks zımbaladım iyice sıkışmasını sağlıyor ve hava yada arıların diğer tarafa geçmesini önlüyor


sıkıştırma tahtası konmuş kovanın görünümü



arılara kek verme işilemi bittikten sonra hemen arılığın üstünde olan kestane ormanına gidip biraz kebablık kestane topladık.yabani kestane ağaçlarından anca bu büyükkükte meyveler oluyor.bi kaç saatlik zamanda toplanan kestaneler.hem temiz havada gezinti bir yandanda akşama kebap keyfi için toplanmış kestaneler.

02 Eylül 2008 Salı

GEÇ KALMIŞ TRAKYA HABERLERİ

trakya haberlerini bazı olumsuzluklar dolayısı ile aksattık.bal sağım haberlerini atlıyorum çünkü iştahlı bir şekilde aktarılacak bir haberimiz yok :((

sebebi ise 245 arıdan 62 teneke bal almış olmamız.bazı arıcı kardeşlerimiz kovan başı 1 tenek ortalama bal aldıklarını yazınca benim haber yapma iştahım kaçtı.nasip bu sene biz az aldık diğer kardeşlerimiz çok aldı gün gelir ibre bizi gösterir.

gerçi aç gözlülük yapmamak lazım yerel yerimizde kestane balından yüzümüz güldü.90 teneke kadar kestane balı almıştık varsın ayçiçek balı az olsun bunada şükür.

Az bal almamızın sebeplerini şöyle özetleyecek olursak gene suç bizlerde arıda suç yok.Arıya sorsak 'bal vardıda benmi taşımadım' der.madde halinde özetler

arıyı götürdüğümüz yerdeki ayçiçek tarlalarının azlığı

arıların olduğu 10 bin metre kare içinde binlerce arı kolonilerinin olması.zaten ekin az birde başka arıcılar yer ayarlaması yapmadan etrafta başka arıcı olup olmadığını araştırmadan 100 metre 200 metre yanyana kamyonlarca arı indirmeleri

Arıların birbirlerine kayması.ön sıradaki arılar kovan içi 300 bin nufusa ulaştılar arka sıradakiler 20 çerçeve iken 2/3 çerçeveye düştüler tabi balda yapamadılar.

Arıların başında durmamamız.Arıları indirdik döndük eve.25 gün sonra gittik durum perişan yanlarında olsa idik bunlar olmazdı.

sonuçta her geçen yıl biraz daha bişeyler öğreniyor olmamız.tabi ki yılların arıcısı değiliz başımıza böyle olumsuzluklar gelmeden tecrübe kazanamayız.bundan sonraki yıllarda bu hatalarımızı telafi edeceğiz inşallah...

Geçelim dönüş haberine bal sağımı resimleri olmadığından dönüş haberlerine geçiyorum

GÜN BATIMINDA GÜZEL BİR RESİM



hatalarımızın neler olduğunu konuştuğumuz dakikalarda çekilen resim



Arıları götürdüğümüz köyün camii imamı Murat Açıkgöz.
geçen yıl sonunda arı satın almış oda arıcılığa adım atmış durumda.çok güç şartlarda arıcılık yapmaya çalışıyorlar.arıcılık malzemeleri konusunda sıkıntıları varmış malzemeler bizim yalova fiyatlarına göre baya pahalı.ana arı satılan bir yer yokmuş biz yalovadan alıp götürdük oraya.arı bölecekler kovan yok ben kendi arılı kovanlarımı boşaltıp 7 adet kovan verdim


bu abimizde kadir açıkgöz. yine aynı köyde murat hoca ile beraber arıcılığa başlamış arıları aynı yerde her şeyi beraber yapıyorlar.anlattığına göre bundan 3 yıl öncesine kadar içkici kumarcı hovarda biriymiş hoca ile yakınlaşıp artık maziye bir kalem çekip yeni bir hayat kurmuş murat hoca ile beraber sabah namazına bile camiiye gidip müezzinlik yapıyor.Allah dilediği kuluna hidayet verir....



arıları yüklediğimiz kamyoncumuz ramazan keser.onu hiç unutmayacağız:))tam bir kamyoncu piskopat.konuşmaları gün görmemiş espirileri diyar diyar yük taşıdığı için her gittiği yöreden bir şeyler kapıp konuşmasına yansıtıyor.sıkı bir navlon pazarlığından sonra 625 ytl ye anlaştık.gece biz yüklerken foto makinesini ona verdim bizi çek dedim kırk yıllık televole şipşakçısı gibi 600 e yakın resim çekmiş bizi.yükleme resimleri ona ait.ömründe ilk defa arı yüklemiş ve son olacak dedi.bu sözünü hiç unutmayacağız
BİR DAHA ARI YÜKLEMEKMİ ASLAAAA.BİR ARICININ CENAZESİNE BİLE GİTMEYECEĞİM.:):)



ŞİPŞAKÇI ramazandan resimler













17 Ağustos 2008 Pazar

BÜYÜK EŞŞEK ARILARI OPERASYANU

Arılamızın düşmanlarından büyük eşek arılarının yuvalarını bulup oldukları yerde imha etme operasyonum başarı ile sonuçlanmıştır.en azından binlerce arımızı kurtardım.gözümün önünde gelip kovan önünden sapasağlam bal arısını alıp gidiyor ve sadece kafasını yiyip gerisini atıyorlar.takip ettim nereye gidiyorlar ve buldum ve mutlu son ... Ana arıyı arayıp buldum

işte tek başına petek örüp sonra yumurtlayıp ve yavrularını besleyip koskoca bir koloni oluşturan büyük eşşek arısı anası






anaçlarının son yaşam mücadelesi

EŞEK ARILARI MÜCADELELERİNDEN GÖRÜNTÜLER
video
video

17 Temmuz 2008 Perşembe

TRAKYA MACERAMIZIN İKİNCİ BÖLÜMÜ

İşte yalovanın en genç arıcı ekibi bizimki aslında arıcılık değil biraz eğlence biraz tatil biraz kaynaşma eh birazda para kazanma... Hele şu trakya balı üretmek tam bir eğlence bizim için.yoksa biz alacağımızı yalovadan aldık çok şükür kestane balı senelik yetecek kadar fazla fazla aldık.Kovan başı 15 er kilo kestane balı bize yeterde artar .değer olarakta öyle bir kilo kestane balı 3 kilo ayçiçek balına bedel.kimi arıcı var hiç kestane balı almadan direk ayçiçeğine gelmiş ne anladım ben o işten biz kovan başı 1.5 teneke zaten aldık sayılır burdan alacağımız tamamen arıya gider olarak harcanacak.
Ekibi tanıyalım..
sol baştaki mesud tam bir hiperaktif çocukluğunda yerinde duramazdı hala duramıyor 25 arısı var hepsi kar olsa ne olur alacağı bal 10 tenekeyi geçmez ama şu an trakyada

soldan ikincisi sefer :
köyde bakkal dükkanı var 30 arısı var oda macera olsun diye geldi trakyadan para kazanacam diye hiç ümidi yok.

ortadaki hocamız ilker :
zaten dünyalık derdinde değil tonlarca bal olsa sevinmez bir kilo bal alsada üzülmez:))oda bizi yalnız bırakmamak için geldi ama tam bir arı hastası bir arı aşığı.arıların kaymasına bal kaybedeceğinden değil arıları kırılıyor diye üzüldü yoksa bal umurunda değil.

sağdan ikinci arkadaşım murat.
20 arısı var onuda trakyaya gelirken satın aldı.Bizim köyün eski ağalarının torunu durumu bir hayli iyi.koyun sürüsü var hayvancılıkla uğraşır bir yandanda orman ürünleri üretir.20 arıdan alacağı bal sadece kendi akrabalarına dağıtmakla biter.arabasınla bizi trakyaya getiri götürür birde mazot masraflarına onuda ortak ederiz:))eh ağalık kolay değil :))..
kaldı en sağdaki oda ben işte))) anlatmaya gerek yok yalovalı arıcı.......

bal sağma ümidiyle gittiğimiz trakyaya kovanları çorba edip geri döndük.ön sıradaki kovanları alıp orta sıradakilerle yer değiştirdik artık nasip ya arılar iyice birbirini kıracaklar yada dengelenecekler.öndeki sıralar balı çakmış tamamen dolmuş ama hiç sır yok pteklerin gözlerinde boş yer yok fakat hala su gibi o doluları alıp arkadaki bomboş kalan kovanlarla yer değiştik 10 gün sonra tekrar gidip ne varsa sağacağız artık. arıların sahibi ilker arkadaşım arılara bakıyor:)) nerdeyse ortadaki sıra hepsi bu baştan 6 kovana akın etmişler çok üzücü bir durum tüm sezon uğraş didin sonuç böyle olunca ister istemez insan üzülüyor bi çerçeveye sığmıyor arıların tamamı buda başka bir açıdan çekim çadırlarımız: mavisini bal sağımı için yeşilini uyumak için kahverengi olanıda sohbet dinlenme amacı ile kullanıyoruz.... bal ümidimiz ..... şu güzelliğe bak insan ve arının nasılda iştahını açıyor ucu bucağı gözükmeyen dönümlerce ayçiçek tarlaları inşallah biz baldan ayçiçek sahipleride yağından bolca faydalanırlar buda başka bir ayçiçek tarlası kademe hala devam ediyor böyle daha açmamış halde bir sürü tarla var inşallah akım olur buda doğal samandağı burda tarlada samanı balyasını 1.25 ytl ye veriyorlar burdan saman alıp gelen yalovaya balyasını 5.5 ytl ye satıyor gelde hayvancılık yap oradaki hayvancılıkla buradakiler nasıl rekabet etsin et ve süt fiyatı iki yerdede aynı fakat hayvan yiyecekleri arasında bu saman dağları kadar fark var

video

08 Temmuz 2008 Salı

BAL SAĞIMI VİDEOLARI

a
videob
video
video

06 Temmuz 2008 Pazar

YENİ ÜRETİM ALANINA TAŞINDIK...TRAKYADAYIZ...

kestane balını aldıktan sonra yeni bal üretimi alanı olan trakyaya tekirdağın çorlu ilçesine bağlı ulaş beldesinin bakırça köyüne arıları götürdük.zorlu ama bir o kadarda eğlenceli olan arı yüklemesinden sonra yola çıktık.





arıları yükledik.. sığmaz düşüncesi ile üç katlı bir katsız olarak dört sıra yaptık baya bir havale oldu şöförde çılgın şöför otobanda 120/130dan aşağı düşmedi yolda bir sürü arı yüklü arabaları geçtik tüm arıcılar trakyaya akın akın göçüyor











arılarla gemiye binip eskihisara geçerken



sabah sabah kamyon şöförü moralimizi bozdu kupkuru havada böyle bir yerde kamyonu askıya aldı araba ne ileri gidiyor ne geri.1 saate yakın orada oyalandık kazma küreklerle lastik önlerini kazıdık önünü açtıkta zar zor arabayı oradan kurtardık.

böyle bir yolda arabayı batıran şöförü tebrik ediyoruz....



kovan indirme sırasında çekilen resimlerimiz


arada resim çekilmek için kovanları yalnız indiriyoruz.kovan hafif sanmayın en az 60 kilo vardır...

işçi çok olduğundan işi gırgıra aldık millet kovan indiriyor bazıları magazin peşinde:)


arıları indireceğimiz yerdeki tarlada buğday ekini olduğu için arıları mecburen çayıra indirdik.otlar çok uzun olduğundan ve iskelemiz olmaması sebebiyle kovan muslukları ottan kapandı bizde mecburen kapak altına koyduğumuz halıflexleri kovan altlarına koyup bir miktar olsun kovan girişlerini ottan kurtarmaya çalıştık.kovan üstleri ise sineklikle kaldı şimdi acaba bir sorun olurmu diye düşünüyorum





arıların çok güçlü olması yada havanın çok sıcak olması sebebi ile bazı arılarda bir çok arı boğularak ölmüşler.havalandırma çok güzeldi alt polenlik açık üstü tamamen sinek teli olmasına rağmen genede ölümler gerçekleşmiş.





ayçiçekler tarlalarından görüntüler.3 gün önce gelseydik daha güzel olacaktı.bir kaç ortak gidince illa bir aksaklık çıkıyor salı günü gidilmesi gerekirken diğer arkadaşların işleri olması sebebiyle arıları anca cuma akşamı getirebildik.genede pek fazla bir şey kaybetmiş sayılmayız olsa olsa beş teneke baldan olduk...





arıları indirdikten bir kaç saat sonra arılar ayçiçeklerine saldırdılar



29 Haziran 2008 Pazar

KESTANE BALI SAĞIMINA BAŞLADIM

tüm sezonun uğraşlarının karşılığını almaya başladık.kestane balının sağımına geçtik.sezon fena değil güçlü koloniler balı çakmış zayıflarda hiç yok denecek gibi.






bal sağımında kullandığım sağım kutusu.çok kullanışlı hem çok çerçeve alıyor hem menteşe kapaklı açıp kapamak kolay





yardımcılarım ...makineci boyu ufak ama idare ediyoz işte :))



SIRASI İLE ÜRETİM AŞAMALARI...
ilk iş kovandan almak





kovandan alınan ballar sır açma tezgahına alınıp sırları alınıyor





Sırları açılan petekler bal süzme makinasına yerleştiriliyor ve sağa sola çevrilerek balların süzülmesi sağlanıyor




süzülen ballar bal dinlendirme kazanına boşaltılıyor.kazanın üstünde üstte kalın elek onun altında sıfır numara un eleği ile ballar kırıntılardan arındırılıyor.dinlenen balın üst tarafına toplanan köpükler alınarak ballar tenekelere dolduruluyor

26 Haziran 2008 Perşembe

ALİ TÜRK'ÜN GEBZEDEN KOVDUĞU HACI AMCAYA BİZ SAHİP ÇIKTIK:)))

ali türk yıllardır arazisine arılarını koyduğu hacı amcayı gebzeden kovunca hacı amcada kendine sığınacak yer olarak yalovanın kurtköyünde ufacık bir yer bulup oraya yerleşti.hacı amcanın geldiği yer ufacık derme çatma bir kulube:):))

tabi bunlar latife hacı amca çok güzel bir yer almış Allah kalan ömrünü huzurlu bir şekilde tamamlamasını nasip eder inşallah.geldiği yer ilk sahibi tarafından alabalık restaurantı olarak çalıştırılıyordu.son derece lüx bir binanın önlerinde havuzlar var.yan tarafta genişçe bir piknik alanı arka tarafta büyükçe bir boş tarla.meyvelerle donatılmış bahçesi tam yaşanılacak bir yer.


hacı amcanın gittiği yerin eski sahibinin arıları vardı o arıları bizim marketçi sefer satın aldı onlara bakma manası ile hacı amcaya gittik sordum hacı amca Ali türkü tanırmısın yav dedi siz nerden biliyonuz ali türkü bu adamın tanınmadığı yere kaçayım dedim burada çıktı birileri bıktım ondan kurtulamıyom nere gitsem karşıma çıkıyor diye latifelerde bulundu.. sağolsun çok temiz bir amca burasını kendi eviniz bilin diyerek mütevazuluğunu belli etti.o yer yıllardır bizim burda ama ilk defa o arazinin içine girdim durumu anlayın işte...


hacı amca telefonla Ali türk ile konuşurken.ali türk abiye yav sen ne biçim adamsın taa burda bile adamların var ne ünlü adammışsın be:):) diye takılıyordu..
>
hacı amcanın malikanesinin uzaktan görünümü ağaçlar arasında görünen bina


hacı amcanın malikanesinin girişinden bir görüntü

önü havuz dolu özel yapsan olmazdı azcık bir temizlik yapılacak tertemiz su içinde çok güzel yüzülür.


hacı amca ben ve arıcı arkadaşım sefer

25 Haziran 2008 Çarşamba

BAL SAĞIMINA HAZIRLIK SIR AÇMA TEZGAHI

Hafta sonu kestane balını süzmeye başlıyacağım. hazırlıklara başlayayım dedim ve bu gün bu sır açma tezgahını yaptım aslında istediğim gibi olmadı ama olsun bir söz vardır ilk yaptığını düşmanına ikinciyi dostuna üçüncüyü kendine yap diye yapa yapa eksiklikler görünecek şimdilik iyi gibi iş görür küçük oldu eksiği o.saçını ufak yaptırmışım tek kişi anca açar bunda sır iki kişi açamaz tam trakyalık tarakyada fazla kalabalık değiliz anca bir kişi sır açabiliyor zaten.


tezgah iki birleşmeli üst tarafta sırlar açılıp 12 adet sırı açılmış petek asılabiliyor sızan ballar aşağıda elek telinden geçip alttaki saçtan yapılmış tepside birikip doldukça ucundaki delikten teneke yada kovaya doluyor.

24 Haziran 2008 Salı

TRAKYAYA İLK HAZIRLIKLAR

gezginci arılar için gerekli konaklama belgesi köy muhtarı tarafından ve tarla sahibi tarafından mühür ve imzaları atılıp anlaşma yapıldı.yer bakmaya gidecek arıcı arkadaşlar bu belge olmadan sakın konaklama yapmasınlar muhtarın yetkisi çok büyük izinsiz gelen arıcıları anında yerinden kaldırıp şehir dışına çıkartıyorlar.arıların sahibi yanında olmasada muhtarlık tarafından kurulan bir ekip ile arılar kamyona yüklenip şehir dışında bir yere indiriliyor masraflar daha sonra fatura edilip arıcıya ödettiriliyormuş .yeni kanunları okuyup öyle hareket edin sonra başınız ağrımasın



ilk olarak çorluya bağlı ulaş beldesinde dolandık ama umduğumuzu bulamadık .yerli çiftçiler bu sene çok az ayçiçeği ekmişler.buğdayın daha iyi para etmesi sonucu çiftçiler buğdaya yönelmişler .bir kısım çiftçide yeni yeni yayılan kanola bitkisini ekmişler yani biz arıcılara lazım olan ayçiçeği çok az durumda durumlar bizim için kötü birde yeni bu sene gördük bazı çiftçiler ayçiçeğine ilaç atmaya başlamışlar buda düşündürücü bir durum tam nektar akımında atılan ilaç arılar için hiçte iyi bir haber değil bakacaz artık geri dönüş yok...





burası bakırca köyü arazilerinden bir tarla çok güzel kademe var.su yanımızdan ergene deresi akıyor bir kısım ayçiçek yanmış tekrar ekilmiş kimisi diz boyu kimisi bel boyu kimisi daha yerden yeni çıkıyor kısmet olursa baya bir ürün elde edeceğiz gibi hayırlısı ile







açmak üzere olan ayçiçeklerinden bir görüntü


bakırça köyünde ramis amcanın köpeği çok saldırgandı arabadan inemedik korkudan siz olsanız inermiydiniz şuna bak ne korkunç bir tipi var


trakya
dönüşünde yolumuzun üstünde olan ali abiye uğradık.baya bir zamandan beri gitmek istiyorduk gerçi arıların olduğu yere gitseydik daha makbul olurdu nasip bu kadarmış.bir dahaki sefere arılığında ziyaret ederiz inşallah.akşamdan geleceğimizi haber etmiştik oda gelinde sizi az çalıştırayım kapaklara saç çakacağız demişti.ama nerde değil kapak çakmak ayakta duracak hal yoktu bizde 2 gündür bir gıdım uyku yok yollarda araba içinde gezip yer bulacaz diye gezindik durduk.artık başka bir zamanda başka bir iş yaptırırsın bize ali abi borcumuz olsun:):)çay için teşekkürler beleşe içtik ama:):)

ali ağbi kendi işi yetmiyormuş gibi birde komşu arıcılara yardım etmektende kendini alamıyor.bir arıcı arkadaşın arılarını taşıyacaklarmış kendi kovanları eski olan arıcı amcaya kendisinin yeni kovanlarını vererek taşıma için uygun hale getirmeye çalışıyorlardı.gerçi gittiğimizde kendisi oturup amcayı çalıştırıyordu arada amca hata yapıyor ali abide fırça atıyordu :))))))


Bu resmi ali abinin yeni bloğundan çaldım :)) eh artık bişey demez heralde...

31 Mayıs 2008 Cumartesi

KESTANE VE IHLAMUR AÇTI ARILAR DELİRDİ

nihayet tüm sene boyunca beklediğimiz günler geldi bundan sonrası Mevlaya kalmış alanda o verende o herşey ya nasip....

resimler herşeyi anlatıyor fazla yoruma gerek yok ...

hayırlısı olsun tüm arıcılarımızın tenekeleri dolsun...


















18 Mayıs 2008 Pazar

YOU TUBEYE GİRMENİN YOLUNU MERAK EDENLERE

malum memleketin deve kuşu zihniyetli mahkeme kararlarından dolayı dünyanın bir numaralı video paylaşım sitesine türkiyeden girmek engellenmiş durumda.Ama giripte illa ben bişey izlemek istiyorum diyenler için bu paylaşımı yapmak istedim

önce adres çubuğuna bu linki yapıştırın

http://www.vtunnel.com/


sonra açılan sayfada resimdede görüldüğü gibi www.Gmail.com yazan yere www.youtube.com yazıp entere basıp you tubeye girebilirsiniz...girin bu yasakçı zihniyete inat dilediğiniz videoları izleyin..

15 Mayıs 2008 Perşembe

PETEK TAKMA VİDEOSU



petek takma videosu


video

09 Mayıs 2008 Cuma

KÖYDEKİ ARILIK ZİYARETİ

kurtköyde tarih yazan üçlü:)gezginci arıcılık yapan ilk kişiler.2003 senesinde ilk kez trakyaya ayçiçek balına arıları götürdük.köyde bayağı bir sükse yapmıştık tembelliğe alışık köylü gençleri bize imrenerek baktılar.ilk kez gittiğimiz için bize çok zor gelmişti trakyaya gitmek.şimdilerde sezon gelmesini iple çekiyoruz:)sahibini tanımayan hayvanla uğraşılırmı diyenler şimdilerde bir kaç arıda biz yapalım diyorlar.biz onlara yaz arıcıları diyoruz.yazın arı satın alıp kışın öldürüyorlar yazın herkes arıcı arıcıyı biz kışın göreceğiz diye takılıyoruz ve sonuç bizim dediğimize geliyor. kimsenin arısının ölmesini istemeyiz ama söz dinlemeyenlerin arıları ölüncede üzülmem.bizim anlattıklarımızı dediklerimizi yapmayınca kendi kendilerine iş yapmaya kalkanların sonu hüsranla sonuçlanıyor.



ÇARŞAMBA GÜNÜ köyümüzün en eski arıcısı olan arkadaşımız ve benim arıcılığa başlamama vesile olan arkadaşımızın arılığını ziyarete gittik.gittiğimizde arılıkta kat atma işleri ile meşkuldü


geçen sene bu arılıkta kıştan çıkmış 27 kovan vardı onlarda çoğu hastalıklı yavru çürüklüğü yapmış kolonilerdi.ilaç tedavileri ve yoğun ilgiden dolayı arılar sağlığına kavuştular ve geçen sene o 27 hastalıklı kovandan 22 teneke kestane balı üretti.hasattan sonrada arıları bölerek 27 arıyı şu anki sayıya 85 üzerine çıkardı demekki arı ilgi istiyor başka bişey değil.



şu anki durumdan baya memnun arkadaşımız.havalar bir türlü ısınmamasına rağmen yoğun besleme sonucu arılar bal akımı mevsimine yetişecek gibi.kestane ormanları hemen arılığın dibinde başlıyor kilometrelerce ileri sürüyor kestanenin de nektar vermesi havaların soğuk gitmesi sonucu baya bir ileri tarihe gidecek gibi


geçen yaz bal hasadından sonraki sonbahar beslemesinle beraber bu bahar beslemelerinde 1 ton üzerinde şeker tükettiğini söyleyen arkadaşımız halada kovanlar açlık tehlikesinde verdiğimiz o kadar şurup kovanda görünmüyor aşırı yavru var dışarıda gelen pek fazla bişey yok.belkide türkiyenin en zor yerinde arıcılık mücadelesi veriyoruz.bu yıl 19 şubatta başlayıp bu zamana kadar 2 günde bir hiç aksatmadan sürekli şurup verdiğim halde hala arılarımız internette gördüğümüz bazı arıcı arkadaşlarımızın arıları kadar güçlü değil.bizim kadarda şerbet verdiklerini hiç zannetmiyorum diye açıklamalarda bulunan arkadaşımız genede durumdan memnun olduğunu söyledi.

tek avantajının arılığın evinin yanında olması olduğunu söyleyen arkadaşımız bu sayede sürekli arılarla ilgilenebiliyorum uzak bir yerde olsaydı arılarım bu kadar iyi durumda olamazdı dedi.

kestanenin yazan tarihteki durumu tahminen 15/20 gün içinde çiçeklenemeye başlayacaklar bu ağaç en erken açan ağaç baya bir kademeli olarak açıyorlar

bu yakışıklıda köyümüzün emektarlarından biri.köyümüz orman köyü olduğu için halkın bir kısmı odunculuk ile uğraşırlar.odunları atlarla ormandan çıkarırlar.

02 Mayıs 2008 Cuma

2 MAYIS ÇALIŞMALARI

2 mayıs cuma öğleden sonra köyde bir tur attım etraf çiçeklerle dolu arılar hangi çiçeğe konacaklarını şaşırmışlar yer çiçekleri arıların gelişmesi için bulunmaz nimet.Ama bizim asıl nektar kaynağımız bu kestane ağacının çiçeği daha yeni püskül vermiş en azından 3 haftası var havalar bozar hava kaparsa tarih ileri atar buda bizim için daha iyi olur.


bu çiçek nedir adını bilmiyorum üzeri arı dolu idi çektim bal alıyo galiba polen falan yok ayaklarında

bu üçkulak tarlasında arılar coşmuşlardı sanki etrafta oğul veren arı sesi gibi sesler yankılanıyordu mor mor nasılda açmış ama kesiyolar hayvanlara vermek için az daha bekleyin kesmeyin desekte nafile herkes kendini düşünüyor kim düşünecek arıcıların arılarını:(:(


arının üçkulaktaki çalışma hali


buda başka bir çiçek arı bundan polen alıyor bu tarladada bayağı bir yoğun arı çalışması vardı

bu çiçek evin bahçesindeki süs çiçeği arılar bundanda nasipleniyorlar


ey güzel gül çok güzelsin ama ne nektarın var ne polenin sade güzellik ne işe yarar :)vardır elbet bu gülünde yaradığı bir yer


gezi bittikten sonra arılığa geldim arı evinin yanına ilave balkon bitmek üzere artık çay fasıllarımız mangal partilerimiz bu balkonda gerçekleşecek arada bir kazala arıcıklar öperse oda eğlencenin tadı olur:)


dün akşam baktığımda bir kaç arı petek istiyordu yarın veririm diye erteledim beklememişler hemen başlamışlar kendi peteklerini örmeye güzelde kovan içinde salkım yapmışlar bu görüntü çok hoşuma gidiyor halıyı kaldırınca asılan arıları görmek benim için çok güzel bir görüntü


buda başka bir kovandaki asılan arılar bu akıllı beklemiş nasıl olsa verecek petek diye beklemiş ler):



ana arı kutusuna konacak katlanır petekler şişmiş yumurta atılmış pupa bile olmuşlar öbür çerçevede dolsun kendi kovanlarına alacağım bu çerçeveleri


arılara bakma işim bitince arılığın olduğu bahçedeki küçük seraya gelip biraz ter atayım dedim


domates tohumlarından fide yetiştirmiştim artık toprağa ekilecek kadar büyüdüler


domates fidelerini toprağa verdik artık temmuz ayında yeriz nasipse ramazan ayındada yeter bize bir kaç tanede salatalık ektim az bi boş yer kaldı orayada biber ektimmi iş tamam salatamız hazır:)


bu ahududu ları geçen yaz mayıs ayında ekmiştim geçen sene bile yiye yiye bitirememiştim maşallah ne bereketli bitki su verdikçe meyvesini esirgemiyor 10 gün sonra başlarım yemeye taki kasım ayına kadar devamlı yeniliyor kendini topladıkça yeni çiçek açıyor yeni meyve veriyor

arılığım biraz ormana yakın olduğu için ayı lar rahat vermiyor.bu resimde görünen korkunç görünümlü köpekçik arılığımı ayılardan koruyan bekçi.Bakmayın ufak tefek göründüğüne ayılar onu görüp kaçıyorlar:):)sakın izinsiz bahçeye girmeyin paçanınzdan tuttumu bırakmaz ona göre:)):bu dediklerim artık bi 10 ay sonra olur heralde çekirdekten yetişme bekçi...bugünlük bu kadar devamı reklamlardan sonra sizlerle ...

26 Nisan 2008 Cumartesi

ÇERÇEVE YAPIMI DEVAM EDİYOR

bu sene herşey erken açıyor bizim burda akasyalar evvelki senelere göre 15 gün erken açtıIhlamurlar utanmasa açacaklar bu bi kaç gün havalar soğuk gidiyo biraz olsun açmaları ertelenir bu durumda.



çerçevelerin yan ayakları bittikten sonra alt ve üst çıtalarıda ayarladım.bunlar alt çıtalar


üst çıtalarda hazır kaldı çakma işi...

geçen gün arı bakanı Ali abinin bloğunda ali abi ana arı kutusu için küçük çerçeve yaparken havalı tabanca kullanıp öyle çaktığını ve keşke büyük çerçeveleride böyle çaksak demişti.Ali abi biz zaten çerçeveleri tabanca ile çakıyoz:):)tabancamız 4 cm lik zımba atıyor
önce çerçeve kalıbına ayakları yerleştirip üst çerçevesinide koyduktan sonra başlıyoz tabanca ile zımbalamaya

alt çıtayı zımbalıyoruz

yanakla üst çıta birleşim yerinede bi zımba atalım..


çerçevelerimiz hazır... Zımba ile çakmak çok zevkli ve kolay.aynı zamanda çok pratik 25/30 saniyede bir çerçeve çakılıyor...


bir güzelde bağladık fazla yer kaplamasınlar diye...boş kaldıkça çerçeve çakıyom stokta 5 bin tane kadar oldu isteyen varsa tanesi 50ykrş...

21 Nisan 2008 Pazartesi

ÇERÇEVE YAN AYAK YAPIMI ÇALIŞMASI

çerçeve ayaklarının yapımına başladım.Çıtalar ıhlamır ağacından.36 mm kalınlıktan geçmiş tahtaları bir tarafını yontuyoruz pılanya bıçağını indirip bu işlemi gerçekleştiriyoruz.


Bu şekile sokup boylanmayı bekliyorlar.

boyu 48 cm olan tahtaları ikiye bölüp kovan içi ölçüsüne getiriyoruz...



boylama işide bitince sıra son kesime geliyor.


çıta ayakları çakılmaya hazır.kim çakacak yaf bu kadar çıtayı yardım edecek yokmu





BU ÇALIŞMALARI KISA BİR FİLME ALDIM BENİM BLOG DA VİDEO EKLENMİYOR.SEBEBİNİ ANLAYAMADIM ACABA BU ŞABLONDAMI SORUN VAR BİR BLOGDA GÖRDÜM 7 DAKİKADAN UZUN VİDEO EKLENMİŞ BLOGERE BİZİMKİNDE NEDEN OLMUYOR.MECBUREN YOU TUBEYE ATIYORUM GERÇİ ORDAKİ GÖRÜNTÜ BLOGERDEN DAHA GÜZEL.


eskimiş petekleri çerçevelerden çıkartıp mum eritme tezgahına atıyorum.




acemice yapmış olduğum bu tezgah baya işe yarıyor biraz daha büyük yapsaydım eriyen mumların kabıda cam içince olsa hiç hava almasaydı daha çabuk erirdi sanırım.neyse bu ilk deneme bir arıcı arkadaşa verip kendime daha güzelini yaparım ilerde:):)



güneş güzel olunca günde 30 petek erir heralde tabi başında beklemek lazım arada gelip petekleri atıyom içine acelemiz yok koskoca yaz var ...

erimiş mumların görüntüsü.burda biriken mumları en son topluca kaynatıp tek top haline sokacam şimdilik böyle devam edelim.

20 Nisan 2008 Pazar

AYICIKLARIN ARILIĞIMI ZİYARETLERİ

Arılığımı ayılar bastı:)her tarafı orman olan köyümüzde arılarım biraz ormana yakın olduğu için arada ayılar ziyaretime uğruyor.Misafirler biraz arsız edeplerinle oturmasını bilmiyorlar bazı kovanların içinde ne var diye merak edip kontrol etmişler.Bakmışlarki içerde hem bal var hem çok besleyici larvalar var bir tadına bakalım demişler.4 kovanı aynı şekilde elden geçirip gitmişler.şükür 4 tane ile kaldık.



bu küçük yavrucukların anneleri adepsizce ziyaretlerinden dolayı cezalarını çektiler şimdilerde kürkünden ve yağından faydalanılıyor:)gerçi burda söylemesek daha iyi olurdu bu ayıların meclisde adamları var haklarında koruma emri çıkmış bizim zavallı arıların böyle bir hakları yok.



yavrucuklar şimdilerde neşe kaynağımız köylünün eğlenceleri oldular.itina ile besleniyorlar biberonla süt içiyorlar.Ama çok oburlar doymak bilmiyorlar günde 6 kilo sütü midelerine indiriyorlar.

Yabani olduklarını inkar etmiyorlar ufacık oldukları halde ağaçlara kedi gibi tırmanıyorlar pençeleri şimdiden keskin ve sağlamca büyüdüklerinde çok canlar yakar o pençeler.


bizimkide iş analarını etkisiz hale getir yavrularını biberonla besle.ilerde besle kargayı uysun sözünü uygulamazlar inşallah.ellerimizle büyüttüğümüz yavrular gün gelipte analarının yaptıklarını yaparlarsa vay halimize.


Acaba bu ayıcıklar hakkımızda ne düşünüyorlar.aynı köpek gibide sadıklar süt vereni benimsediler ona karşı baya sadık oldular köpek gibi sahiplerinin peşlerine gidiyolar belkide süt içireni anneleri olarak görüyor yavrucaklar...


Bu arkadaş ayıcıkların bakımını üstlendi.kendi ellerinle onları besliyor ayılarda onu baya benimsediler peşinden ayrılmıyorlar.Yakında ayrılacaklar Bursa karacabey de arı bakım evimi ne varmış oraya haber verildi.Gelip götürecekler ayıcıkları.Bu ayıcıkları köyden geçen biri görmüş sirk işletiyormuş sirkte kullanmak için bu ayıcıkları istedi bayada bir ücret teklif etti ama vermedik sirkte koskoca ayıyı maymuna çeviriyorlar.Bursaya vermeyi daha uygun gördük oraya vereceğiz.


Ayıcıkları özleyeceğiz bayağı alışmıştık.büyüdükçe tehlikeli olmaya başladılar oyunlarında vahşilikleri ortaya çıkınca artık onlara bursa yolu göründü.Bir çocuğa oynarken pençe attı biri çocuğun yüzünü kesti dahada zarar verip kendilerine zarar gelmeden yerlerine gitmeleri kendileri için daha iyi oacak..

16 Nisan 2008 Çarşamba

GEZGİNCİ ARICILIK İÇİN TAŞIMA SİSTEMİ

bir firma tarafından hazırlanmış film.Filmin orjinali 15 dakika falan ben biraz bazı yerleri keserek zamanı düşürdüm.Çok güzel düşünülmüş bir sistem ama maliyeti baya yüksek.Bazı geliştirmeleride olabilirdi.mesela kovanlar tek renk değilde değişik renklerde.bakımları önden değilde arkadan olsa daha mantıklı.imkan olsada her arıcıda olsa böyle bir sistem yükleme için adam bulmak sorunu kalmaz 20 dakikada işlem tamam.

15 Nisan 2008 Salı

BURSADAN ALDIĞIMIZ ARILARIN ÖYKÜSÜ

13 nisan pazar günü yalovadaki köyümüzden hareket ederek bursaya doğru yola çıktık.alacağımız arıları kovansız şekilde anlaştığımız için kendi boş kovanlarımızı arabaya yükleyip yola koyulduk


2 saat kadar yolda zaman geçti alacağımız arılığa geldik.arıların sahibi necdet bey arılarının son polenlerini topluyordu.1gün önce açtığı polen tuzaklarından 2 günlük getirilen polen miktarı baya iyi sayılacak kadar çoktu.

arılarını aldığımız necdet bey.devamlı arı alıp satar bal üretiminden çok arı alıp satmakla polen üretmekle uğraşıyor.bal sezonuna kadar arıları satamaz ise bal yöresine taşınıyor.

bazı arılar baya güçlü yemliklerin altına boydan boya petek örüp ana yumurta bile atmış


arıları aktardıktan sonra bir saat kadar dinlendik yükleyip yola çıkmaya hazır hale geldik.şimdi kaldı resim çekilmek:)

şöförümüz saolsun bizi sabah 10 dan beri bekledi arıları kendi arılığımıza indirmek saat gece 1 i buldu o saate kadar bizi bekledi

arıları aldığımız arkadaşım sefer ve ben


araba yüklendikten sonra yüklüyormuş gibi poz vermek kimin aklına geldi bende bilmem maksat resim olsun :)





iyi yada kötü bir alışveriş yaptık 40 arıyı 4500 ytl ye aldık.alan kaybetmez en kötü sezonda bile bu arılar kendilerini amorti edip kar bile ettirirler.

12 Nisan 2008 Cumartesi

Arı satın almak için gittiğimiz bursadaki necdet beyin arılarından görüntüler.arılar ortalama 3 ila 4 çerçevede sıkıştırılmış durumda.toplam 42 arıyi 4500 ytl ye aldık.Pek güçlü olmasada artık kısmetimize bunlar çıktı.Uzun bir satın alma arşatırmasında nasibimiz bunlarmış inşallah hayırlısı olur.kısmetse yarın arıları almaya gideceğiz.

bursadaki necdet beyin arılığı.Devamlı arı alıp satıyor bu arılarda bizim kısmetimizmiş.

08 Nisan 2008 Salı

8 NİSAN SALI ARI BAKIMI

Günler süren yağmurlu ve kapalı havalardan sonra bugün nihayet güneş parlak yüzünü gösterince soluğu arılıkta aldım.gerçi arılık evime 50 metre uzaklıkta soluk almayada gerek yok :):)Bismillah diyerek ilk kovanı açtım durumlar son bakımdan sonra baya ilerlemiş yüzüm gülmeye başladı.
ikinci açtığım kovandada işler iyi durumda anayı görmüşken resimlemek istedim güzelde poz vermiş
buda bir başka anamız yumurtlamaya yer arıyor son peteğe kadar gelmiş son dediğim 7.peteğe polenler arasında kendine yer arıyor
bu kovanın tembel anasını göremedim yukarlarda boş petek gözleri bırakmış yumurtlamamış:):)yuh daha ne yapsın mubarek hayvan diyenleriniz olacaktır:)):20 şubattan beri kovan başı 7 şer kilo şerbet 2şer kilo kek tükettiler ama sanki bişey vermemişim gibi bu peteğe bakınca açlık tehlikesi var gibi görünüyor bu kovanı özel beslemeye aldım yavrusu çok balı yok 1 kilo keki içine attım üsttende şerbet vermeye devam edecem umarım bişey olmaz kendi yiyeceğini bulur dışardan

'komşusu açken tok yatan bizden değildir' diyen peygamberimizin hadisini göz önünde bulundurarak sol baştan itibaren yatak dahil 7 petek kapalı yavru diğer iki petekte larva ve günlük yumurtasu olan bu koloninin zekat vermesi gerektiğini düşünerek 40/1 olmasada 8/1 ini alıp aç olan komşusuna verdim sen nasılsa işini yoluna koymuşsun gene yaparsın deyip pupalı aldığım peteğin yerine boş petek koydum ilerki günlerde bir tane daha alacağım bundan daha kat atmaya erken 23 nisan dan önce arıya kat atmayacam

bu ananın kızları hiç kendine benzemiyor kendisi fazla makyajlı nasıl parlıyor kızlarına aynı özeni götermemiş soluk soluk duruyolar anaya tavsiye kızlarını kendine benzet yoksa evde kalır kimse almaz bu soluk yüzlüleri:):)

bu sarı kızımızı tam yumurta atarken resimledim gerçi birkaç saniye geciktim makine zamanında açılmadı ama genede güzel bir resim oldu.Etrafında analarını izleyen kızlarına bakıpta gülesim geldi nasılda merakla analarını izliyolar:):)kızlar hiç annenize özenmeyin günde kendi ağırlığından fazla yumurta yapmak kolay bir iş değil siz bakın işinize:):)

bu kovan arılığımdaki şampiyon düzenli olarak zekatını verdiği halde hala şampiyonluğunu sürdürüyor.Daha martın 5 inde petek almaya başladım şu ana kadar 4 kapalı yavrulu petek aldım hala 6 çerçevede kapalı yavru 3 petektede larvalı günlük yumurtalı yavru var bugünde bir tane kapalı yavrulu çerçevesini aldım verdim bir garibana.

Şampiyon kovandan bir resim daha kata atsa idim bu şimdi 15 çerçeveyi aşmıştı böyle iyi fazla zenginlik göze batar arayı fazla açmamak lazım

İşte şampiyon anamızın resmi.Mavi damgalı yani 2005 senesinden kalan 3 yaşını doldurmuş dördüncü yılına giren ihtiyar.Şimdi bu konu hakkında ustalarımızdan yorum bekliyorum bu kovan ayarında yani arılığımın en güçlü kovanlarından 4 tanesi mavi damgalı 2005 yılının anaları.Dünya arıcılığında geçerli kural anayı en geç 2 yılda bir değiştireceksin.peki bu durum sadece bir istisnamıdır yoksa ana değiştirmeyi arıların kendisine bırakmakmı lazımdır.en güçlü 4 kovanımında anaları 3 yıldan yaşlı siz olsanız ne yaparsınız şimdi bu sene yaşlanacak sınıfına girecek beyaz olan anaları değiştirmelimiyim daha şimdiden düşünüyorum bir fikir verecek ustaların yorumlarını bekliyorum.


sarı kızımızda güzel bir poz vermiş.Bunu ana arı üreticilerinden aldım boyaları çok dandik bunda gene azcık kalmış bu sarı damgalı anaların yarısından çoğu boyası çıktı

bu arı çok erkek arı atmış normalmi değilmi sebebi ne acaba.pekemi çok eski galiba bal sağımında kırılmış yapılan tamiratta gözler erkek gözümü yapılmış yoksa anasımı yaşlanmış orta halli bir kovan çokta zayıf değil bakalım sonuna kadar gitsin sezon sonu bakarım icabına.

buda liderin en yakın takipçisi bundanda aldım pupalı çerçeve yan komşusuna verdim

aldığım pupalı peteklerin yerlerine şişmiş boş petek verdim artık doldursun kendisi işi ne:)

İşlerimin sonuna doğru ziyaretime gelen arkadaşım bana körükçülük yaptı.Arıya baya ilgisi var komşu köyden birinde 2 kovan arı bulmuş ikiside 10 çerçeve arılı.Alayımmı diye bana sormaya gelmiş kaç lira eder sordu.bir fiyat verdim o fiyata verirse hemen al 10 çerçeve arı bende yok kaçırma dediğim fiyat çok gelmiş dedim o zaman ben alayım nerde o arılar deyince tamam tamam ben alacam dedi.Rekabet işe yarar.Öyle bedavaya arıcı olunmaz bir poz ver bakalım dedim baya cesaretli ben bile peteği böyle tutamam.Gerçi zayıf bir kovandan çıkardığımız petek arıları uslu bişe yapmadılar:)):genede herkes böyle poz veremez.

bu son iki resmi körükçüm çekmiş gözüme güzel göründü buraya ekledim körükçümüzü kırmayalım:)):

körükçümün çekmiş olduğu adının ne olduğunu bilmediğim güzel bir çiçek.

blokları ziyaret eden arıcı arkadaşlarımızdan sadece bakıp gitmemesini olumlu yada olumsuz bir yorum yazmalarını önemle rica ederim.yorum yazma konusunda örnek biri olan sayın gebzeli İlhami Uyar abimi tebrik eder bu alışkanlığının herkese yayılmasını temenni ederim.

06 Nisan 2008 Pazar

ARILIKTA ÇALIŞMA YAPARKEN GELEN MİSAFİRLERİM

Bu gün arılıkta arı evinin yanına bir ilave yapıyordum.İşim tam bitmeden komşu arıcı arkadaşlar ziyaretime geldiler.İşi bırakıp dinlenmeye sohbete başladık işi nasıl olsa bitiririz.yarım kalan ilavenin üzerinde ilk keyfimizi yaptık


yaktık semaverimizi semaverde de çay bir başka lezzetli oluyor

çayımız demlendi bizde demlenmeye başladık:):)<


a href="http://4.bp.blogspot.com/_2NJVVcDohqY/R_fwf1xvi7I/AAAAAAAAAJ4/9z8Hbl8WAPg/s1600-h/papatya+bah%C3%A7esi.JPG">her taraf papatya çiçeklerinle dolu.ama papatya boş bir çiçek ne poleni var ne nektarı arının papatyaya konduğunu hiç görmedim genede etrafa güzellik veriyor vardır illaki bir faydası:):)

hava hala kapalı güneş bir türlü parlak yüzünü göstermiyor ama arılar çalışmam demiyolar yağan yağmurlar kiraz çiçeklerinin işini bitirmiş arılar başka çiçeklere yönlendiler kirazlarda iyi meyve vermeyecek bu yıl arılar tozlaşmalarını sağlayamadı şu sıralar vişne,armut elma ağacı çiçeklerindeler


hava kapalı olduğundan bir türlü arıların içini açıpta zevkle bir bakım yapamıyoruz sadece üstten bir görüntü çekebildim önümüzdeki günlerde hava açınca kovan içi durumlarını resimlicem.şidilik durumlar böyle arıların durumları ortalama bu şekil 5/6 çerçeve 3/4 çerçeve olanlarda var 8/9 çerçeve olanlarda hala kata çıkmak isteyen arım yok gerçi daha erken burası en geç çiçeklenen bölge diyebilirim kestane nektar akımı haziran ayının ilk haftasından önce olmaz burda iki ay gibi uzun bir süremiz var hayırlısı olur inşallah hepsi olmasada 4/3 ü katta olsa yeter bizim için geriside artık trakyaya yetişir.

31 Mart 2008 Pazartesi

ARILAR YERLERİNE KAVUŞTU

Arıcılığa beraber başladığımız arkadaşım sefer arılarını kışlatmak için yalovanın armutlu ilçesine götürmüştü.dün akşam arıları alıp köye evinin yanına getirdi.Arıları armutluya götürmesinin sebebi Armutlunun hava sıcaklığı olarak bizim burasından daha sıcak olduğunu düşündü daha iyi olacağını umarak gittiği armutludan hayal kırıklığı yaşarak geri döndü.110 arı ile gittiği Armutludan 44 arı ile geri döndü kalanların yarısıda 2 çerçeve ya var ya yok sağlam denilebilecek 15 arı ya çıkar ya çıkmaz.kötü bir kış dönemi yaşadığını söyleyen sefer:arılarımın çoğu öldü ama pes etmek yok kalanlarla yola devam edeceğini dile getirdi.


Bu arılık geçen sene dolu idi ne yazıkki bu yıl yarısı kadar bile arı yok.Nasip genede şükür ya bunlarda kalmasaydı:(.Ama suçu kimsede aramıyor suçlu kendim diyen sefer arıların ölüm sebeblerini şöyle açıkladı:trakya dönüşü arıları armutluya daha sıcak diye götürdüm orada püren balı yapacağını zannettik son bahar bakımını yani sonbahar şuruplamasını ihmal ettim püren balı yapsınlar kendilerine kış yüyeceği çıkarırlar umudu ile bir ihmalkarlık yaptım sonuç bu oldu.püren de bu sene bal vermeyeceği tuttu olan bizim arılara oldu arılar kışa girmek için gerekli genç nesil yumurtasını atamadılar sonuç kaçınılmaz oldu.Buda bir tecrübedir diyen sefer bir daha işimi şansa bırakmayacağım arılarıma iyi bakacağım dedi.

evin eskiyen pencerelerini pvc ile değiştiren sefer çıkan penceleri değerlendirip birazda ormandan takviye tahtalarla bir arı evi yapıyor.

Her arılığa lazım böyle bir arılık.boş kovanları muhafaza etmeye bal hasadında içerisinde rahatça bal sağmaya yarar.sermayesi eski çerçeveler ve doğanın nimeti ormanlarımızın bizlere sunduğu ıhlamır tomrukları:)birde tomrukları tahtaya çeviren benim gibi bir marangoz arkadaşı varsa bu arılık beleşe gelmiş olur:))yapımıda kendimize ait bir ustaya ihtiyaç yok.
aynı zamanda köyümüzde bakkal işleten sefer yeni bir bilgisayar aldı.ama kullanmayı bilmiyor mausu bir dosyanın üzerine gelince tıkla diyorum tıklamak için mausa bakıpta öyle tıklıyor bakmadan mausu tıklayamıyor:))gerçi öğrenme kabiliyeti yüksek kısa zamanda öğrenecek inşallah öğrenince onada böyle bir blog yapacağım oda bildiklerini paylaşacak......

29 Mart 2008 Cumartesi

AYVALIK MACERAMIZ

internette gördüğümüz bir ilanı takiben gittiğimiz ayvalıkta satılacak arıları inceledik.arıların sahibi hüseyin kurtul beyin arılara bakış tarzı çok değişik.tarih 18 mart olduğu halde arıların çoğunu iki çıtaya hapsetmiş hala öyle bekletiyor iki çıtadan sonra bölme tahtası koymuş.

resimdeki arıların sahibi hüseyin kurtul bey.ayvalıkta tek başına arıcılık yapıyormuş.Tek başına dediğim büyük çaplı manada ufak tefek yapanlarada yardımını esirgemiyomuş.senede 3 ton balı perakende olarak müşterilerine sunduğunu belirten hüseyin bey yazları tatile gelen vatandaşlar ve tursitlerin ballara ilgisinden memnun olduğunu söyledi.kendi ürünü yetmeyip komşu ilçelerden bal alıp kendisi sattığını dile getirdi.

karabaş otları nektar ve polen deposu arılar bu bitkiyi çok seviyolar gerçi bu resimde arı yok hava müsait değildi hem saat geç vakit sıcaklıkla arıyı üşütecek kadar azdı

arıların çalışmalarından küçük bir görüntü aldım.yalnız bu blogere yüklemekte sorun çıkıyor sanırım mecburen youtube ye yüklemek zorunda kalıyom you tube kapanmadığı sürece izlemekte sorun olmaz sanırım.gerçi kapansada nasıl olsa açılıyor:).


NOT:BU ARILARI ALMAK KONUSUNDA HÜSEYİN BEYLE UZLAŞAMADIK.BU ARILARI ALMAK İSTEYEN OLURSA YORUM BÖLÜMÜNE YAZABİLİR.HÜSEYİN BEY İHTİYAÇ FAZLASI 50 KADAR ARIYI SATMAK İSTİYOR.

27 Mart 2008 Perşembe

arılıktaki çalışmalar

yalovada kirazlar daha yeni açtı burası bazı bölgelere göre baya geç kalıyor arılarda malum onları takiben bazı bölgelerimizdeki arılardan geç yumurtaya başlayıp geç gelişiyolar şu gün itibari ile 27 mart arılıktaki en güçlü koloni daha 5 çerçevede çalışıyor yani ana arı 5 çerçeveye yumurta atmış durumda




bu video bugün çekildi arıların çalışması baya güzeldi...



kışın ölen arıların boş kalan kovanlarını temizlemeye başladım.belki bi yerlerden beleş oğul falan geliirde lazım olur hazır olsun.her şeyde bir hayır vardır derler arılar ölmeseydi boş kovanımda olmayacaktı:)

ölen arılardan boşalan 20 adet kovanı güzelce temizleyip kullanıma hazır hale getirdim aslında hazır temiz kovanlar yaşayan arılarınkilerle değiştirip o kovanlarıda temizlemek lazım

kışın artan fazla çerçeveleri havada asılı şekilde ön tarafı özellikle açık olan arılığımda muhafaza ediyorum önü açık olması sebebi ile devamlı rüzgar alıp sıcak oluşmadığı için güvelenme riski olmuyor son 3 yıldır hep burada petekleri kışlattım hiç bir güvelenme olayına raslamadım
askıdaki peteklerin üssten görünümleri havada asılı oldukları için yer kaplamıyolar altlarınada gene boş katları diziyorum

bu petek asma aparatı ileriki zamanlarda çok işe yarıyor.kovandaki mevcut artınca 10 çerçeveli kovanların bakımında çıkarılan ilk çerçeveyi koyacak yer aramaktan bıkmıştım.bu aparat sayesinde bir değil dört adet çerçeveyi asacak şekilde dizayn edilmiştir basit bişey ama çok lazım bir aparat.kendi imalatım olup isteyen arkadaşlara eğer bir gün ziyaretimize gelirlerse hediye olarak verilir:):)
resimdede görüldüğü gibi 4 adet çerçeveyi rahatlıkla asarak bakım işlemine devam edebiliriz

bu benim arılığımdaki arı evim.bir arılıkta olmazsa olmazlardan.üç bölmeli arılık burası bir bölmesi mutfak şeklinde çeşmesi dolabı aygazı mutfakta olan herşey var.bir bölmesi temiz odam misafirlerimizi ağırlıyom.orta bölme arı malzemelerinin olduğu kapalı yer sağ taraftaki açık yeri özellikle kapatmıyom petekler için bu şekil daha iyi.boş kovanların olduğu sağ tarafta wc mizde vardır
arıların su içtikleri yer gerçi bulunduğumuz yerde her yerde su var ama burdan içenleri seyretmek güzel oluyor

bu ana arı yı hapsetme çerçevesi.arıcılığıne için yapıyoruz bal almak için balıda en yüksek şekilde nasıl alabiliriz düşünmek lazım.bu şekilde ana arıyı nektar akımı zamanında hapsederek kovanda yavru üretimi azaldığı için balda tüketilmiyo işçiler devamlı bal depoluyolar üretim var tüketim minimum düzeyde.kestanenin çiçeklenme dönemi haziran ayı başında anayı kafesliyorum zaten haziran ayında atılacak yumurta arıcıya düşmandan başka faydası yok o ayda atılan yumurtalardan çıkan arılar kırk gün sonra tarlacı olacakta iş yapacaklar en kurak zamanda ağğustos ayında tarlacı olup yağmacılıktan başka işe yaramıyolar.bu kafesleme şeklinle hem yüksek bal üretimi elde ediyorum hemde tertemiz yavrusuz bal sağıyorum.sağım sırasında başa gelebilecek ana arı sıkışması ve ölüm riskide yok anamız tahtında rahatça dolaşıyor. sağımda peteklere bakıp yavru varsa acaba alayımmı diye düşünmek yok sıra ile kovanda ne varsa alıyorsunuz larva olmadığı için sağıma giren larvalar bala karışıpta baldaki su oranını yükseltmiyolar. sağımdan sonra anayı salıp kış düzenini kurmasına izin veriyom bu yöntemi 3 yıldır yapıyorum aynı civardaki daha güçlü arıları olan arıcılardan çok yüksek oranda bal üretiyorum.özetle bol bal temiz bal kolay sağım.


bugün arılıkta işim bitti civardaki bir arıcı arkadaşımı ziyaret ettim durum çok kötü .gördüğünüz resim bir arı mezarlığıdır.bu kadar kovandan sadece 2 kovan yaşıyor gerisi olduğu gibi ölmüş.üzülücek çok şey var neye üzülsekki harcanan emeğemi maddiyatamı can taşıyan hayvanların ölmelerinemi.:(:( bir arıcının başına gelebilecek en kötü durum.Allah beterinden saklasın..

16 Mart 2008 Pazar

katlanabilir çerçeve yapımı

Normal kovanla ana yetiştirme kovanının beraber görünümü.



katlanabilir çerçevelerin normal kovandaki görünümü

çerçevelerin yapımı gayet basit biraz eli iş tutan arıcılarımız kendileride yapabilirler.ama ben beceremem derseniz buyrun gelin ben hepinize yardım ederim:)isteyen çerçeve isteyene kovan arıcılara ne lazımsa her türlü ekipmana sahibim.dört dörtlük marangoz olmasamda elimden bu iş için gerekli aletleri yapabilirim.






malumumuz bu sene ana arı destekleme teşviği kaldırılmış. artık beleş ana arı almak yok:) bu yüzden kendi analarımızı kendimiz üretmemiz lazım olduğunu düşündüm ve ana arı üretmek için gerekli ekipmanları yapmaya karar verdim.ölçüler tamamen kendime göre bir standartı yoktur.katlanır çerçeveler ikisi birleşince 47.4 cm boyuna ulaşıyor.buda normal kovanların çerçeve boyuna eşit.






kapak altı çerçeve üstü tahtaları her bölme için ayrı ayrı yaptım.bir bölüme bakarken diğer bölüm rahatsız olmasın.yemleme için tahtaların üzerinde ufak delikler açtım.




ana yetiştirme kutusu çift tataflı dörder petekli 2 bölmeli





ana arı üretme kutusu.girişleri ayrı ayrı sağlı sollu iki bölme halinde 4 er petek alacak şekilde boyutları vardır.



katlanabilir çerçevelerin görünümü






yalovadaki arılığımızdan bir görüntü

ARI KOVANI

polenlikli kovanın önden görünümü polen tuzağı aliminyum olup senelerce kullanılabir plastikler gibi her sene yenilemeye gerek yok



gezginci arıcılarımız için ideal bir kovan sabitleme ipi.bir ucunca somya yayı ortasında bir daire panjur ipinden yapılmış aşağıda nasıl bağlandığını göreceksiniz

bağlama kayışının somya yayı olan bölümünü kovan ön tahtasına taktığımız vidalı kancaya takıyoruz vidalı kanca 3 cm boyu olup bayağı bir sağlam şekilde görev yapıyor somyayı bu kancaya tutturup arka taftaki işleme geçiyoruz

arka böümdede ön taraftaki gibi vidalı kanca var.kayışı önce bu kancanın altından geçirip kayışta bulunan daire şeklindeki demirden geçirip aşağı doğru sıkıştırıyoruz tekrar alttaki kancadan gererk bir kez bağlıyoruz.panjur ipinin özelliği bir düğümle sağlam bir şekilde durur.ikinci düğüme atmaya gerek yok kesinlikle açılmaz.ip yağlı gibi olduğundan tek düğümü açmak çok kolaydır

kovanımız nakil için hazırdır.sadece 15 saniyede bir kovanı gündüzden hazırlayıp akşam nakil için sadece ön giriş kapısını kapamak kalıyor.çivi çakma telle bağlama gibi zor ve uzun süreli işlere gerek yok.hem çivi çakarken arılar huylanıp saldırırlar bunda öyle bir sorunda yok.
bu bağlama kayışının maliyeti iki kancalı vida 150 santim panjur ipi bir somya yayı bir aliminyum daire toplam 2008 fiyatı 1.25 ytlye sahip olabilirsiniz.

YALOVA BALI TANITIM VİDEOSU